YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11750
KARAR NO : 2013/10971
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, …. Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında taşlık olarak tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında tespitten önceki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 34500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına yeni parsel numarası verilerek tarla vasfıyla tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümünde davacı yararına 3402 sayılı Kanunu’nun 14. ve 17. madde şartlarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava, kadastro sırasında taşlık niteliği ile tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün tespit harici bırakıldığı tarihe kadar kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik hukuki nedenine dayanarak tescili istemi ile 10.11.2010 tarihinde açılmıştır. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesine müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkün olup somut olayda bu şekilde bir iktisap için imar-ihya işlemlerinin en geç 1951-1952 yıllarında tamamlanmış olması ve bu tarihten dava tarihine kadar taşınmaz üzerinde tarım arazisi olarak zilyetliğin sürdürülmüş olması gerekir. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğrafları ise Mahkemece getirtilmemiş, hava fotoğrafları üzerinden taşınmazın kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar – ihya işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise ne zaman tamamlandığı belirlenmemiştir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle, taşınmazın tescil harici bırakıldığı 1972 yılından geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1942-1952 yılları arası) en az iki farklı tarihe ait olmak üzere iki adet stereoskopik hava fotoğrafları dosyaya getirtilmeli, bundan sonra ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi veya fotoğrametri mühendisinden oluşacak uzman bilirkişi kurulu marifetiyle temin edilen iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları stereoskop aletiyle üç boyutlu olarak incelenmeli, çekişmeli taşınmazın hava fotoğraflarının çekildiği tarihe göre kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, taşınmazın imar-ihyasına hangi tarihte başlandığı, imar ve ihyanın ne şekilde sürdürüldüğü, nasıl emek ve para sarf edildiği, imar ve ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, tarımsal amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığı hususları ile kazanmayı sağlayan zilyetlik koşulları konularında komşu parsellere ait kayıtlar da göz önünde bulundurularak tanıklar ile yerel bilirkişilerin bilgilerine başvurulmalı, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı araştırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde giderilmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi sözleri ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, bundan sonra toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.