Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11780 E. 2013/11545 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11780
KARAR NO : 2013/11545
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ….. Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 3, 6 ve 10 parsel sayılı 7.464,90, 9.568,51 ve 3.287,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşan tapu kaydına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda kısa kararda “davanın reddine, dava konusu Hakkari İli ….. İlçesi ….. Köyü Gilereşan Mevkii 103 ada 4, 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinde olduğu gibi tapuya kayıt ve tesciline”, gerekçeli kararda ise “davanın reddine, dava konusu Hakkari İli …. İlçesi …. Köyü …. Mevkii 103 ada 3, 6 ve 10 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinde olduğu gibi tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 25.04.2013 tarihli kısa kararında “davanın reddine, dava konusu …. Köyü 103 ada 4, 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinde olduğu gibi tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiş, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise; “davanın reddine, dava konusu …. Köyü 103 ada 3, 6 ve 10 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinde olduğu gibi tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir. Hal böyle olunca kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır. HMK m.298/2 maddesi gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeleyeceğinden bozma nedenidir. O halde, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulması gerekli olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.