Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11875 E. 2013/10672 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11875
KARAR NO : 2013/10672
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 622 ve 623 parsel, 105 ada 1, 25 ve 26 parsel sayılı sırasıyla 943,65, 6460,49, 1413,58, 1615,25 ve 533,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla …, ….., …, … ve … adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında tereke temsilcisi davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu … İlçesi, …. Köyü 105 ada 1, 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar ile 102 ada 622 ve 623 parsel sayılı taşınmazların davacı ve davalıların kök murisi …’dan intikalen geldiği, kök muris …’ın 1996 yılında vefat ettiği ve vefatından önce taşınmazlarını mirasçıları arasında paylaştırdığı, davacıya da bu paylaşıma göre 102 ada 336 parselin verildiği, kadastro tespit tarihine kadar paylaşmanın bozulmadan devam ettiği ve tespitin paylaşıma göre yapıldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, muris …’ın terekesinin taksim edilip edilmediğine ilişkin keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları yetersiz olduğu gibi, davacı adına tespit gören parselin kimden davacıya intikal ettiği ve hangi nedenle davacı adına tespit edildiği hususu da araştırılmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, miras bırakan …’ın ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallar belirlenip, kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirtilerek, mahallinde yeniden keşif yapılmalı; keşfe katılacak yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, miras bırakanın mirasçıları arasında tüm mirasçıların katılımı ile geçerli bir taksim olup olmadığı, varsa her bir mirasçının payına hangi taşınmazların düştüğü, kadastro sırasında kimler adına tespit edildikleri ve akıbetlerinin ne olduğu, taşınmaz almayan mirasçısı varsa miras payına karşılık ne aldığı, davacı adına tespit gören taşınmazın hangi nedenle davacı adına tespit edildiği gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri, dosyaya getirtilecek parsel tutanaklarının içerikleri ile denetlenmeli, gerektiğinde uyuşmazlığın aydınlatılması için mahkemece taraflardan HMK’nın 31. madde uyarınca tanık bildirmeleri istenilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.