YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11998
KARAR NO : 2013/12856
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan 161 ada 8 parsel sayılı 94,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın bahçe olarak 1993 yılından beri …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … taşınmazın kendi kullanımında olduğunu öne sürerek adına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafından dosyaya herhangi bir delil bildirilmediği, tespit bilirkişilerinin çekişmeli taşınmazın bulunduğu mahallede davalının da soy ismi olan … soyisimli bir çok ailenin bulunduğunu beyan ettikleri gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya Eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhtesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazın davalı kullanımında olduğu taşınmazların beyanlar hanesine yazılmıştır. Davacı … çekişmeli taşınmazın kullanım durumunun yanlış tespit edildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılmamış ve davacı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olduğu halde tanıklarının isimlerini bildirmesi için kesin süre verilmemiştir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, davacıya delillerini sunma imkanı sağlanmalı, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişi ve yöntemince belirlenecek taraf tanıkları ile yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek-4 maddesi uyarınca fiilen hangi tarihten beri kim veya kimler tarafından kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı …’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.