Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/12020 E. 2013/11324 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12020
KARAR NO : 2013/11324
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ….. Köyü çalışma alanında bulunan 174 ada 3 parsel sayılı 4697.85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle hali arazı vasfıyla davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 174 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; Hazine adına tespit gören arazinin zilyetlikle elde edilebilir olduğu ve davacı ile ailesinin eklemeli zilyetliğinde bulunduğu, imar-ihyanın tamamlanmış olduğu kabul edilmiş ise de; dava konusu taşınmazın niteliğinin tespiti ve iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşif sonucu dosyaya ibraz edilen Jeoloji mühendisi raporunda dava konusu edilen taşınmazın eğiminin % 50-60 arasında olduğunu, ziraat bilirkişisi ise imar-ihyanın başlangıcının ve ne zaman tamamlandığının tespitinin mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Taşınmazın ne zaman imar-ihyasının tamamlandığı ve niteliği tam olarak tespit edilmemiş, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; komşu parsellerin kadastro tutanakları ve varsa dayanak kayıt ve belgeleri ile dava konusu taşınmaza ilişkin tespit tarihinden önceki 20 yılı kapsayacak şekilde 5’er yıllık periyotlarla çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları getirtilerek, taşınmaz başında 1 harita veya jeodizi ya da fotogrametri mühendisi, 1 jeoloji mühendisi ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, harita veya jeodezi ya da fotoğrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları ve varsa uydu fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yaptırılmalı, bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın belirtilen dönem içindeki niteliği ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen raporlar alınmalı, böylece tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davacı tarafından 174 ada 3 sayılı parselin fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile ve kırmızı ile taranarak gösterilen 2804.16 metrekarelik bölümü davaya konu edildiği ve bu bölüm yönünden araştırma ve inceleme yapıldığı halde talep aşılarak taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.