YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12039
KARAR NO : 2013/12861
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 141 ada 10 parsel sayılı 249,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 15 yıldır İbrahim kızı …’nin kullanımında olup üzerindeki 2002 yılında inşa edilen yığma evin İbrahim kızı …’ye ait olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … davalı ile müşterek yol olarak kullandıkları kısım üzerinde davalı adına zilyetlik şerhi verildiğini beyanla bu kısım üzerinde kendi ve davalı adına müşterek olarak zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, beyanlar hanesinde değişiklik yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1995 yılında yapılan 2/B çalışmaları ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, kullanım kadastrosuna yönelik çalışmanın taşınmazın fiili kullanım durumunu belirlemekten ibaret olduğu, kullanım kadastrosu sırasında 1995 yılında düzenlenen krokinin zemine aplike edildiği ve aplikasyon işleminin hatalı olduğuna ilişkin bir belirlemenin de bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhtesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazın davalı kullanımında olduğu taşınmazların beyanlar hanesine yazılmıştır. Davacı … çekişmeli taşınmazın kullanım durumunun yanlış tespit edildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılmış ve davacı tarafından kendisine ait olduğu belirtilen kömürlük girişi ile su tankının bulunduğu yer fen bilirkişi raporunda gösterilmiş ise de, keşifte davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde kömürlük giriş çıkışı için, su tankı için veya başka bir surette kullanımı olup olmadığı konusunda mahalli bilirkişi ve tanıklardan beyan alınmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, davacıya delillerini sunma imkanı sağlanmalı, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişi ve yöntemince belirlenecek taraf tanıkları ile yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmaz bölümünün 3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek-4 maddesi uyarınca fiilen hangi tarihten beri kim veya kimler tarafından kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.