YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12355
KARAR NO : 2013/10647
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. madde kapsamında 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sonucu….. Mahallesi çalışma alanında bulunan 124 ada 7 parsel sayılı 236,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu taşınmaz bahçe ve üzerindeki kargir bina 1998 yılından beri … Telci’nin kullanımında olduğu şerhi verilerek, bahçe niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, Kadastro Müdürlüğü aleyhine dava dışı ….. ile kendi adına müştereken kullanıcı şerhi verilen 124 ada 6 parsel 188,59 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın gerçekte 200 metrekare olduğu halde eksik ölçüldüğünü ve bu eksikliğin çekişmeli 124 ada 7 parselden kaynaklandığını ileri sürerek Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın 3402 sayılı Kanu’nun 41. maddesi uyarınca ölçü, tersimat ve sınırlandırma hatalarının düzeltilmesi işlemine yönelik dolduğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı tarafça, 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, kendi lehine kullanıcı şerhi verilen 124 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün daha fazla olduğu ileri sürülerek dava açılmış, yargılama sırasında bu eksikliğin 124 ada 7 parselden kaynakladığı belirtilmiştir. Nitekim, komşu 124 ada 7 parsel sayılı taşınmazda lehine kullanıcı şerhi bulunan ve kendisine husumet yöneltilmeyen … Telci, yazılı beyanı ile bu hususu doğrulamıştır. O halde, davacının talebinin, kadastro tutanağı kesinleşen 124 ada 7 parsel sayılı taşınmazın dava edilen bölümünde, kendi lehine zilyetlik şerhi verilmesi istemine yönelik olduğu kuşkusuz olup mahkemenin nitelemesi isabetsizdir. Bu davada görevli mahkeme, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi uyarınca görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Diğer taraftan, tapu kaydının beyanlar hanesinde lehine kullanıcı şerhi verilmesi ya da mevcut zilyetlik şerhinin değiştirilmesine ilişkin bu tür davalarda, husumetin kayıt maliki olan Hazine ile birlikte lehine kullanıcı şerhi verilen kişi veya kişilere karşı yöneltilmesi zorunludur. Hal böyle olunca mahkemece, davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi bulunduğu göz önünde bulundurulmalı, davacı tarafça Hazine yerine davanın Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmesinin temsilcide yanılgı olduğu göz önünde bulundurularak, davacı tarafından HMK’nın124. madde uyarınca taraf değişikliği talebinde bulunması halinde Hazine ve 124 ada 7 parsel sayılı taşınmazda lehine zilyetlik şerhi verilen … Telci davaya dahil edilerek işin esası incelenmeli, taraf değişikliği talebinde bulunulmaması halinde davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği düşünülmelidir. Davalı idareyi temsilen Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.