Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/12382 E. 2013/11392 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12382
KARAR NO : 2013/11392
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu 108 ada 1 parsel sayılı 3.875,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın tapu kaydı ve zilyetlikle kendilerine ait olduğu iddiasıyla … …. mirasçıları adına payları oranında tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazın güneyinde kalan dava dışı 108 ada 83 parsel sayılı taşınmaza uygulandığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydı miktar fazlası olduğu, davalı Hazine tapusunun dava konusu taşınmazı kapsadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayandığı ve dava dışı 108 ada 83 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 1932 tarih 382 numaralı ve 1964 tarih 53 ve 55 numaralı tapu kayıtları yöntemince uygulanmamış, tapu kaydının başka bir taşınmaza revizyon görmesinin bu tapunun mutlak suretle o taşınmaza ait olduğu anlamına gelmeyeceği gözden kaçırılmış ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Öte yandan davacı miras hakkına dayanmakta olup, taşınmazların tüm mirasçılar adına tescilini talep etmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640 maddesi uyarınca, tereke adına açılıp takip edilen davaları ya tüm mirasçıların birlikte açmaları, ya da tüm mirasçıların açılan davaya muvafakatlarının sağlanması veya terekeye mümessil tayin edilerek davanın sürdürülmesi zorunludur. Muris … ….’ın mirasçılarının tamamı davacı ile birlikte dava açmadıkları gibi sonradan davaya muvafakat da vermemişlerdir. Dosya içinde terekeye mümessil tayinine ilişkin başka herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacıya muris … … mirasçılarının davaya muvafakatini alması ya da terekeye temsilci atanmasının sağlanması için süre verilmeli, bu koşul tamamlandığı takdirde çekişme konusu parsel hakkında taraf teşkili değerlendirilmeli, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davacı ve davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları ile, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı dayanağı ve davalı dayanağı tapu kaydının sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişi ve tanıklardan tapu kaydı sınırlarının zeminde gösterilmesi istenilmeli, fen bilirkişi tarafından gösterilen sınırlar kroki üzerinde gösterilmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu şekilde dava konusu taşınmazın hangi tapu kaydının kapsamında kaldığı kesin olarak belirlenmelidir. Dava konusu taşınmaz bölümünün her iki tapu kaydının kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde hangi tapu kaydına ne sebeple üstünlük verileceği tartışılmalı, dava konusu taşınmazın her iki tapu kaydının kapsamında kalmadığının tespit edilmesi halinde, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kim tarafından neye istinaden ve ne zamandan beri zilyet edildiğine ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.