Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/1260 E. 2013/1900 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1260
KARAR NO : 2013/1900
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 108 ada 58 parsel sayılı 35.149,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zilyetlikle iktisap edilebilen yerlerden olmaması nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına, 108 ada 70 parsel sayılı 1.132.641,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 108 ada 58 parsel yönünden davanın kabulü ile davacı … adına tesciline, 108 ada 70 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece; davacının 108 ada 43 parsel sayılı taşınmaza dava açtığı; ancak, yargılama sırasında hak talebinde bulunduğu taşınmazın 108 ada 70 parsel sayılı taşınmaz olduğu, bu hali ile davacının yanlış parsele dava açtığı, 70 parsel sayılı taşınmaz yönünden usulen de açılmış dava bulunmadığı kabul edilerek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı tarafından dava dilekçesinde 108 ada 43 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açıldığı belirtilmiş ancak yargılama sırasında dava konusu parselin mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılan 108 ada 70 sayılı parsel olduğunu açıklamıştır. Davacı, dava dilekçesinde parsel numarasını maddi hata sonucu 108 ada 43 sayılı parsel olarak göstermiştir. Maddi hatanın düzeltilmesi her zaman mümkündür. Dava dilekçesinde davalı doğru olarak gösterildiğine ve davada taraf değişikliği icap etmediğine göre davanın 108 ada 70 parsele yönelik olduğunu kabulde zorunluluk vardır. Dava, askı ilan süresi içinde açıldığına göre hukuken kadastro tespiti kesinleşmemiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece davanın 108 ada 70 parsel sayılı taşınmaza yönelik bulunduğu ve davanın süresinde açıldığı kabul edilerek işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve araştırma yapmak gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2- Davalı Hazine temsilcisinin 108 ada 58 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen kısmının tarla olarak kullanılıp mera özelliği göstermediği davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 108 ada 58 parsel sayılı taşınmaz toprak tevzi haritasında mera olarak gösterildiği halde davacının işgali ile kültür
arazisine dönüştürüldüğü, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığının tespit edilmesine rağmen mahkemece yöntemince mera araştırması yapılmadan karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı yöntemle bildirecekleri tanıkları, üç ziraat mühendisinden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinde ne olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, mera parseli ile çekişmeli kısım arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, öncesinin mera olup olmadığı veya meradan yer kazanılıp kazanılmadığı, çevresinin eylemli mera olup olmadığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri dosya içine getirtilecek çekişmeli taşınmaza tüm yönlerden komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmesine çalışılmalıdır. Tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek, beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliğiyle ilgili önceki tarihli zirai bilirkişi raporlarını irdeler, tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve diğer yönlerden mera parselinden nasıl ayrıldığını, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklar nitelikte, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile mera parsellerinin konumlarını yan görüş krokisi ile gösterip açıklayan ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davacı vekili ile davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın talep halinde davacı tarafa iadesine, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.