YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12810
KARAR NO : 2013/13133
KARAR TARİHİ : 20.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda … İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 1540 ada 4 ve 1411 ada 8 parsel sayılı 44.98 ve 5197.22 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları şerhi verilerek hali arazi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar Mustafa ve … taşınmazların kendilerinin kullanımında olduğunu öne sürerek dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesine “24 pay kabul edilerek; 3 payın davacı …’in, 9 payın …’in, 12 payın Hazinenin kullanımında olduğu” ibarelerinin eklenmek suretiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacıların kullanımında olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerinden davacıların kullanımının nasıl olduğu ayrıntılı olarak sorulmamış, yalnızca “kullanımında” olduğu beyanıyla yetinilmiştir. Diğer yandan taşınmazların hali arazi niteliği ile tespitleri yapıldığı halde keşfe zirai bilirkişi götürülüp, taşınmazın niteliği hakkında rapor alınmadan karar verilmiş olması da doğru değildir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yerel bilirkişi ve yöntemince belirlenecek taraf tanıkları ile fen ve zirai bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılarak 3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanıklara çekişmeli taşınmazların fiilen, ne şekilde ve ne kadar süreyle kim veya kimler tarafından kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, zirai bilirkişiden taşınmazların niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.