YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12871
KARAR NO : 2013/11472
KARAR TARİHİ : 27.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, ….. Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında haritasında yol olarak gösterilen taşınmaz bölümü hakkında, tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 26.03.2013 havale tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde maviye taralı ve (A) harfi ile gösterilen 198.86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla, aynı adanın son parsel numarasından sonra yeni bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640 ve 702. maddeleri uyarınca, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunludur. Somut olayda; davacı, kadastro sırasında yol olarak gösterilen taşınmazın, 184 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olduğu iddiasıyla dava açmış olup, dosyada mevcut kadastro tutanağı ve tapu kaydına göre 184 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davacı murisi … adına tespit ve tescil edildiği, …. mirasçılarından bir bölümünün kayden yaptıkları pay temlikleri ile paylarını davacı …’a devrettikleri, ancak mirasçılardan ….’ın payını devretmediği ve 184 ada 12 parsel sayılı taşınmazda davacı ve …’ın elbirliği halinde malik oldukları anlaşılmaktadır. Gerek dava dilekçesindeki anlatımdan ve gerekse de duruşmada alınan beyanından davacının, çekişmeli taşınmazın sadece kendi miras hissesi oranında adına tescilini değil, 184 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile bütün olduğu dolayısıyla tereke adına tescilini talep ettiği; başka bir anlatımla davanın diğer mirasçıların da paylarını kapsadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacıya diğer mirasçıların davaya katılımını sağlamak veya muvafakatlarını almak ya da terekeye temsilci tayin ettirmek için süre verilmeli, taraf teşkilinin sağlanması halinde işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda araştırma yapılmalı, taraf teşkili sağlanamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmelidir. Mahkemece, açıklandığı gibi işlem yapılmaksızın, yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmiş olması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.