Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/12919 E. 2013/13150 K. 20.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12919
KARAR NO : 2013/13150
KARAR TARİHİ : 20.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında 152 ada 32 parsel sayılı 1537.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz ve üzerindeki ahır 3 yıldan beri davalı …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … tahminen 600 metrekare yüzölçümündeki taşınmazının çekişmeli taşınmaz içerisinde bırakıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağının iptali ile beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz ve üzerindeki ahır 3 yıldan beri … oğlu …’ın kullanımındadır” yazılmak suretiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Kural olarak kadastro davaları, lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiye karşı açılır. Dava 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde bulunduğundan husumetin, taşınmazın tespit maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı kişilere yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda davacı, Kadastro Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmış ise de Kadastro Müdürlüğü’nün tüzel kişiliği bulunmadığı gibi, tespit maliki olmadığından pasif taraf sıfatı da yoktur. Ancak bu yanlışlık, tarafta yanılgı değil, temsilcide yanılgı mahiyetindedir. Hal böyle olunca davacıya, davasını Hazine’ye karşı yöneltmesi olanağı tanınmalı, yasal hasım durumunda bulunan Hazine davaya dahil edilerek dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Diğer yandan davacı çekişmeli 152 ada 32 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açtığına göre davalının kabulünün de bu bölüme yönelik olduğunun düşünülmesi gerekirken, taşınmazın tamamının davacının kullanımında olduğu yönünde karar verilmesi doğru değildir. Kaldı ki; taşınmazın tespit maliki Hazine olduğuna göre davalı …’ın kabul beyanı yeterli olmayıp davanın Hazineye karşı da ispatlanması gereklidir. Hal böyle olunca; yöntemine uygun şekilde mahallinde keşif yapılarak, davacının dava konusu ettiği taşınmaz bölümünün kimin kullanımında olduğu belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.