Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13032 E. 2013/13162 K. 20.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13032
KARAR NO : 2013/13162
KARAR TARİHİ : 20.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda Karaçalı Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 310, 136 ada 4 ve 5 parsel sayılı 783.30, 16.910.93, 1634.68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 106 ada 310 ve 136 ada 4 parselin davalı …, 136 ada 5 parselin davalı …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları taşınmazların, muris…’dan geldiğini, mirasçılar arasında taksim yapılmadığını, taşınmazlarda bir haklarının olmadığına dair kendileri tarafından imzalanan ve davalının elinde bulunan içeriğini tam olarak bilemedikleri belgenin kendilerinden hile ve kandırılmak suretiyle alındığını bu sebeple hükümsüz olduğunu öne sürerek, taşınmazlarda miras payları oranında kullanıcı olduklarının beyanlar hanesine yazılması istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacılar ile davalı … arasında yapılan 06.08.2002 tarihli taahhütname içeriğinde kök muris…’dan intikal eden taşınmazlardan 15 dönümlük bıçkı tarlası ve 10 dönümlük taflan tarlasının davacılara düştüğü, geri kalan taşınmazlar da ise davacıların haklarının bulunmadığı belirtilmektedir. 16.10 2012 tarihinde yapılan keşifte davalı … ve davalı eşi … mirasçılar ile yapılan paylaşma neticesinde 2/B arazisi olarak geçen taşınmazın yaklaşık 10 dönümünün davacıların murisi … (kök muris…’ın oğlu) mirasçılarının payına düşen yer olduğunu, Reşat mirasçılarının İstanbul’da yaşamları nedeniyle kendilerinin kullanmaya devam ettiğini, kadastro sırasında da görevliler tarafından kullanıcı olarak adlarının yazıldığını söylemişlerdir. Diğer bir anlatımla davacılar vekilinin dosyada bulunan dilekçelerinden, davalıların keşifteki beyanlarından 06.02.2002 tarihli taahhütname başlıklı sözleşmede geçen taşınmazların 2/B arazileri kapsamında kalan yerler olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki; mahkemece dava konusu olan 106 ada 310, 136 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların tahhütnamede geçen taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiştir. O halde öncelikle mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip 06.02.2002 tarihli taahhütname başlıklı sözleşmede geçen 15 dönümlük bıçkı tarlası ve 10 dönümlük taflan tarlasının çekişmeli taşınmazların tamamını ya da bir bölümünü kapsayıp kapsamadığı tereddütsüz belirlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye yeterli rapor alınmalı, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, sözleşmede geçen taşınmazların dava konusu taşınmazların tamamını ya da bir bölümünü kapsadığının anlaşılması halinde davalıların taşınmazları kullanımının davacıların namına olduğu, davacıların davalarının payı oranında kabulü gerekeceği düşünülmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.