Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13369 E. 2013/13186 K. 20.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13369
KARAR NO : 2013/13186
KARAR TARİHİ : 20.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 82 parsel sayılı 30113,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına, 142 ada 33 parsel sayılı 17880,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı Hazine adına, tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve müşterekleri, 104 ada 82 sayılı parsel sayılı taşınmazın ve 142 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 1000 metrekare yüzölçümündeki bölümü ile yol boşluğu olarak bırakılan yerin atalarından intikal ettiğini, rızai taksimle kendilerine isabet ettiğini ve müştereken kullandıklarını ileri sürerek dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin dava konusu 142 ada 33 parsel hakkındaki yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Davacılar vekilinin dava konusu 104 ada 82 parsel hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, taşınmazın davacıların murisi …’tan intikal ettiği, davacılar dışında başka mirasçıların da bulunduğu ve mirasçılar arasında taksimin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada bulunan 16.09.2012 günlü raporda mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın ayrı ayrı kullanıldığı belirtilerek (A) harfi ile işaretlenen bölümün … kullanımında olduğu açıklanmıştır. Davalı … keşifte alınan beyanında dava konusu taşınmazın davacı …’a ait olduğunu, kardeşi … tarafından sağlığında …’e verildiğini, diğer çocuklarına ise başka taşınmazlar verdiğini ve davayı bu şekilde kabul ettiğini beyan etmiştir. Yine keşifte dinlenilen yerel bilirkişi … ile tespit bilirkişisi … taşınmazın öncesinin …’ye ait olduğunu adı geçenin sağlığında davacı …’e verdiğini, diğer çocuklarına da başka yer verdiğini beyan etmişlerdir. Ne var ki, bu beyanların taşınmazın tamamına mı yoksa (A) harfi ile gösterilen bölüme mi ait olduğu konusunda açıklık bulunmadığı gibi bu beyanların (A) harfi ile gösterilen bölüme ait olması halinde ise kalan bölümün kime ait olduğu açıklığa kavuşturulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak keşifte davalı …’tan, yerel bilirkişilerden ve özellikle …’dan … tarafından davacı …’e bağışlanan yerin taşınmazın (A) harfli bölümü mü yoksa tamamı olduğu sorulup davalı …’in kabul beyanının kapsamı buna göre belirlenmeli; beyanların (A) bölümüne ilişkin olduğunun belirlenmesi halinde fen bilirkişisine gösterilecek taşınmaz bölümü ile irtibatlı olacak ve kabul edilen bölümü gösterecek şekilde kroki düzenlettirilmeli, kalan bölümün kime ait olduğu, kimin hangi sebebe dayalı olarak ne şekilde zilyet olduğu konusunda da ayrıntılı beyanlar alınmalı, miras bırakanın terekesine dahil olduğunun belirlenmesi halinde terekenin iştirak halinde bulunduğu göz önüne alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, 20.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.