YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1342
KARAR NO : 2013/1255
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Çengeldere Mahallesi çalışma alanında bulunan 1532 ada 18 parsel sayılı 916,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı kargir evin 25 yıldan beri … kızı … ve … kızı …’un müştereken fiili kullanımında olduğu şerhi verilerek davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın iki ayrı bölüm olduğunu belirterek, kendi zilyetliğinde bulunan bölüm için adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde mevcut olan kullanım şerhinin kaldırılarak, taşınmazın 2/B vasfıyla uzman fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide sarı renkle boyalı (A) harfi ile gösterilen 459,75 metrekarelik kısmının davacı … kızı …’in ve (B) harfi ile gösterilen 457,00 metrekarelik kısmının davalı … kızı …’nun fiili kullanımında olduğunun şerh edilmesine, Kadastro Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi bulunmasına rağmen, çekişmeli taşınmazın uzman fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen her iki bölümününde … kızı …’nun fiili kullanımda olduğu şerhi yazılması yönünde hüküm kurulması isabetsiz ise de davanın kapsamı ve mahkemece oluşturulan hükme ilişkin gerekçe dikkate alındığında, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin 9. satırında yer alan “457,00 m2l’ik kısmının davalı” sözlerinden sonra gelen “… kızı …” sözlerinin hükümden çıkarılmasına, yerine, “… kızı …’ın” sözlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi