YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13539
KARAR NO : 2013/13021
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında taşlık niteliğinde tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve 30.11.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.523,62 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 6.523,62 metrekarelik kısmı bakımından davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı halde, zilyetlik tanıkları dinlenmeden hüküm kurulduğu gibi keşif sonucu alınan ziraatçi bilirkişi raporu da karar vermeye yeterli değildir. Taşınmazın öncesinin tarım arazisi niteliğinde ve zilyetlikle iktisaba elverişli olup olmadığı yeterince araştırılmadığı gibi; davalı köy tüzel kişiliği taşınmazın köylünün ortak kullanımında olduğunu iddia ettiği halde mahkemece komşu köylerden yerel bilirkişi dinlenmeksizin karar verilmiştir. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; taşınmaz başında komşu köylerden belirlenecek yerel bilirkişiler ile tarafların gösterecekleri zilyetlik tanıkları ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, taşınmazın köylünün ortak kullanımında olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliği, kullanım durumu, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni yönünden ayrıntılı ve gerekçeli, taşınmazın fotoğrafını da içeren rapor alınmalı, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın ekilip sürülen ve boş kalan bölümleri ayrı ayrı işaretlettirilmeli, yine taşınmazın dört taraftan fotoğrafları çektirilerek parsel sınırları da fotoğraflar üzerinde gösterilmeli; dava tarihinden önceki 20 yıllık zaman dilimini kapsayacak şekilde farklı zamanlarda çekilmiş en az iki adet stereoskopik çift hava fotoğrafları getirtilerek, bu fotoğraflar jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye stereoskopla incelettirilmeli, dava tarihinden geriye doğru temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ile kadastro paftası harita çizim programı vasıtasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak taşınmaz üzerindeki zilyetliğin süresi ve niteliği konusunda bilimsel verilere dayalı raporlar alınmalı ve tanıklar ile yerel bilirkişi beyanları denetlenmeli, taşınmazın davacıya babasından kaldığı yerel bilirkişice belirtildiğine göre davacının babası yönünden de 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereği zilyetlik araştırması yapılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.