Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13565 E. 2013/13022 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13565
KARAR NO : 2013/13022
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında taşlık niteliğinde tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve 25.01.2013 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 97.000,51 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 97.000,51 m2’lik kısmı bakımından davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı halde, zilyetlik tanıkları dinlenmeden ve iktisap devresi ve öncesini kapsayacak şekilde hava fotoğrafları getirtilmeden hüküm kurulduğu gibi, beyanına başvurulan yerel bilirkişilerin taşınmazın kullanımı konusundaki ifadeleri maddi olgulardan uzak soyut niteliktedir. Diğer taraftan keşif sonucu alınan ziraat ve jeoloji bilirkişilerince hazırlanan raporun içeriğinde taşınmazın kısmen tarım arazisi olduğu belirtilmiş ancak hangi bölümlerinin tarıma elverişli olduğu açıklanmaksızın tamamının tarım arazisi olduğu rapor edilmiştir. Yine, dosya içerisindeki taşınmaza ait fotoğraflarda taşınmazın bazı bölümlerinde taşlılığın baskın unsur olduğu görülmektedir. Mahkemece taşınmazın öncesinin tarım arazisi olup olmadığı, zilyetlikle iktisap şartlarının taşınmazın tamamı üzerinde gerçekleşip gerçekleşmediği yeterince araştırılmaksızın karar verilmiştir. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; taşınmaz başında yerel bilirkişiler ile tarafların gösterecekleri zilyetlik tanıkları ve 2 kişilik zirai ve 1 fen bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, imar ihya faaliyetlerinin davacı tarafça ne surette yapıldığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraat mühendislerinden oluşan 2 kişilik bilirkişi
kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliği, kullanılıp kullanılmadığı, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni yönünden ayrıntılı ve gerekçeli, taşınmazın fotoğrafını da içeren rapor alınmalı, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın ekilip sürülen ve boş kalan bölümleri ayrı ayrı işaretlettirilmeli, önceki bilirkişi raporuda irdelenerek bu raporda kısmen tarım arazisi olduğu belirtilen alanın taşınmazın neresi olduğunun tespit edilmeli, taşınmaza ait fotoğraflarda gözüken taşlık alanlarda imar-ihyanın tamamalanıp tamamlanmadığı ve bu alanda ne surette tarımsal faaliyet yapıldığı açıklattırılmalı, yine taşınmazın dört taraftan fotoğrafları çektirilerek parsel sınırları da fotoğraflar üzerinde gösterilmeli; dava tarihinden önceki 20 yıllık zaman dilimini kapsayacak şekilde farklı zamanlarda çekilmiş en az iki adet stereoskopik çift hava fotoğrafları getirtilerek, (1984 ve 1990 veya en yakın tarihli) bu fotoğraflar jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye stereoskopla incelettirilmeli, dava tarihinden geriye doğru temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ile kadastro paftası harita çizim programı vasıtasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak taşınmaz üzerindeki zilyetliğin süresi ve niteliği konusunda bilimsel verilere dayalı raporlar alınmalı ve tanıklar ile yerel bilirkişi beyanları denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.