Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13649 E. 2013/12977 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13649
KARAR NO : 2013/12977
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : 3402 SY’NIN 41.MD.Sİ UYARINCA YAPILAN DÜZELTME İŞLEMİNİN İPTALİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca davacılardan …’nın talebi üzerine yapılan incelemede, ilgili parselin mahkeme kararı ile kurulduğu ancak hükmen düzeltme yolu ile düzelteme yoluna gidilebileceği gerekçeşi ile talebin reddine karar verilmiştir. Davacılar, tapuda mahkeme tarafından tefrik işlemi yapılırken kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve bu eksikliğin fen bilirkişi raporunda yanlış hesaplamadan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … ve … davacılarla beraber mirasçı oldukları iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın HMK’nın 119/2. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından yapılan başvuru sonucunda Kadastro Müdürlüğü talebin reddine karar verilmiş, davacı bu karara karşı dava açmıştır. Mahkemece davanın HMK’nın 119/2. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar anılan madde hükmünde düzeltme işlemine karşı tebliğden itibaren 30 günlük sürede Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği, dava açılmadığında yapılan düzeltme işleminin kesinleşeceği belirtilmiş ise de, kesinleşen işleme karşı ya da düzeltme talebinin reddine karşı dava açılmasını engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca idari işlem basamakları tüketildikten sonra genel mahkemelerde de dava açma olanağı bulunduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun mal varlığı hakkına ilişkin olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kuşkusuzdur. O halde mahkemece görevsizlik kararı verilerek karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.