Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13676 E. 2013/13326 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13676
KARAR NO : 2013/13326
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 1291 parsel sayılı 15.195,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve eşit hisselerle … çocukları …, …, … ve …’ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, taşınmazın kendi fiili kullanımlarında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 118 ada 1291 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın orman olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat mühendisi raporunda taşınmazda orman ağaç ve ağaçcıklarına kök, dal, yaprak vs. etmenlere rastlanılmadığı, orman ve mera ile ilgisinin bulunmadığı, 25-30 yıldan beri kuru hububat tarımı yapılan ziraat arazisi olduğunu belirtmiştir. Orman mühendisi raporunda ise; taşınmazın meyli yüksek, orman toprağı karakteri taşıdığı, içinde 5-19 ve 15-20 yaşlarında meşe ağacı, 40-50 ve 50-60 yaşlarında 3 adet meşe ağacı ve ayrıca orman florasına ait çalı formunda bitkiler, orman ağaç ve ağaçcıklarına ait artık ve kalıntılar olduğu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiştir. Orman bilirkişi ve ziraat bilirkişi raporu çelişkili bulunduğu halde çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, fen bilirkişisi jeolog, jeodezi ve fotogrametri, orman mühendisi ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşacak uzman bilirkişiler kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın tespit günü itibariyle kimin ne şekilde kullanımında bulunduğu, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespit tarihi ve öncesine ait en az üç ayrı zamanda çekilmiş birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritaları, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğrafları streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak jeodezi veya fotogrametri mühendisine incelettirilmek suretiyle taşınmazın kullanım kadastro tutanağının düzenlendiği tarih itibarı ile niteliğinin ne olduğunu, kullanım durumunu belirten, bilimsel ve teknik verilere dayalı rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, orman bilirkişisinden de taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldıktan sonra eylemli orman haline dönüşüp dönüşmediği hususunda ayrıntılı rapor alınmalı, buna göre tespit günü itibariyle taşınmazın fiili kullanım durumu belirlenip bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.