YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13791
KARAR NO : 2013/13660
KARAR TARİHİ : 27.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … vs. vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü 109 ada 1 parsel sayılı 18832,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu açıklanarak Hazine adına tespit edilmiş; tutanağın beyanlar hanesinde bahçe olarak 17 yıldan beri … evladı …’nun fiili kullanımında olduğu belirtilmiştir. Davacılar … ve müşterekleri vekili, 25.11.2010 tarihli dava dilekçesi ile tutanağın beyanlar hanesindeki zilyetlik belirtmesinin iptali ile davacıların zilyet olduklarının belirtilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin beyanlar hanesindeki zilyetlik gösteriminin iptali ile davacıların zilyet olduklarının gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı Anayasamızın 141/3. maddesinin hükmüdür. Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesinde de göre hükmün “tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” göstermesi gerektiği düzenlenmiştir. Ne var ki, Mahkemece verilen kararda delillerin tartışılması ile ilgili açıklık bulunmadığı gibi kullanım kadastrosuna ilişkin tespit günü itibariyle çekişmeli taşınmaza fiilen kim veya kimlerin zilyet oldukları hususunda yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; yerel bilirkişi ve tarafların zilyetlik tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın kim taarfından kullanılmaya başlandığı, zilyetliğin kimden kime ve ne şekilde geçtiği, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü, taraflar arasındaki akdi ve irsi ilişkilerin neler olduğu; öncesinde zilyet olduğu birdirilen … mirasçıları arasında nasıl bir ilişki olduğu, …’nın 1969 yılında ölümünden sonra terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmışsa çekişmeli taşınmazın kullanımının dava açan mirasçılarına kalıp kalmadığı; tespit tarihi olan 13.8.2010 günü itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek madde 4. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın kullanım kadastrosu tespit günü itibariyle kim veya kimlerin fiili zilyetliğinde bulunduğu tartışılıp değerlendirilmeli, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli ve adı geçenlerin beyanları dosyaya sunulmuş olan senetler, vergi makbuzları ve diğer belgelerle denetlenmeli, keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak veren, gösterilen sınırların işaretlenmiş olduğu ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlerdirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı …’ya verilmesine,
peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.