Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/14126 E. 2013/13806 K. 31.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14126
KARAR NO : 2013/13806
KARAR TARİHİ : 31.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü 124 ada 7, 11, 127 ada 7 ve 140 ada 35 parsel sayılı 32.812,63, 362,81, 60.308,91, 17.475,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar … Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … vekili tarafından davalılar … ve … aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu kaydına dayalı müdahalenin men’i davası davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle … Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında Hazine dava konusu yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuştur. Çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı …’ın açtığı davanın 124 ada 11 ve 140 ada 35 parseller yönünden feragat nedeniyle, 124 ada 7 ve 127 ada 7 parseller yönünden esastan reddine, müdahil Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile ham toprak vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların, davacı ve davalıların zilyetliğinde bulunmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ham toprak niteliğinde yerlerden olduğu ve davacının dayandığı tapu kaydına değer verilemeyeceği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı …’ın dayandığı Mart 1314 daimi, 43 sıra numaralı tapu kaydı bir mülkiyet belgesi olup, hakkı karar ile oluştuğuna göre müdahil Hazineyi de bağlayıcı niteliktedir. Keşifte, davacının dayandığı tapu kaydının, dava konusu taşınmazları kapsadığı mahalli bilirkişi tarafından beyan edilmiş ve fen bilirkişi tarafından dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmazlarla birlikte çevre taşınmazları da kapsadığı yönünde rapor tanzim edilmiş ise de, tapu kaydının yöntemince uygulandığından söz edilemez. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları huzuruyla keşif yapılarak davacının tutunduğu Mart 1314 daimi, 43 sıra numaralı tapu kaydı ve tüm tedavüllerinin sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişi ve tanıklardan tapu kaydının sınırlarını zeminde göstermesi istenilmeli, fen bilirkişi tarafından gösterilen sınırlar kroki üzerinde işaretlenmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu şekilde davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacı ve davalı …’ye iadesine, 31.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.