Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/14422 E. 2013/13706 K. 30.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14422
KARAR NO : 2013/13706
KARAR TARİHİ : 30.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine vekili; … Köyü 1048 (76) nolu kök kadastro parselinin, davalı … Belediyesinin 37 nolu imar düzenleme bölgesinde yaptığı imar uygulaması kapsamında kaldığını ve daha sonra da davalı … Belediyesi tarafından imar uygulamasına tabi tutularak çok sayıda imar parselinin oluşturulduğunu; anılan imar uygulamalarından önce Hazine adına kayıtlı 1048 sayılı kadastral parselin kadastro sınırları içerisine … Köyü 4963 ada 2 sayılı imar parselinin tescil edildiğini, ancak gerek … Belediyesince yapılan 37 nolu imar düzenlemesinin ve gerekse aynı bölgede … Büyükşehir Belediyesince yapılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiklerini ve böylece oluşturulan imar parselin tapu kaydının yolsuz tescil statüsüne düştüğünü ileri sürerek; 4963 ada 2 sayılı imar parselinin 1048 parsele isabet eden 3.343 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile düzenleme öncesi kadastral kök parsele dönüştürülerek Hazine adına tescili suretiyle eski hale iadesi, olmadığı takdirde tazminat istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda “davacının davalı … aleyhine açtığı davada yasal zorunluluk nedeni ile taraf sıfatı kalmayan davalı … hakkında karar verilmesine yer olmadığına; diğer davalılar yönüyle davanın kısmen kabulü ile … … Köyü 4963 ada 2 nolu parsellerde bilirkişinin 06.04.2010 tarihli krokili raporunda sarı kalemle taralı (1048-A) ile gösterilen kısımla ilgili imarla oluşan sicil kaydının iptaline ve bu kısım üzerinde imar öncesi kadastro hak durumuna dönülerek … Köyü 1048 parsel sayılı Kadastro parselin ihyasına; terditli olarak açılan tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı … Belediyesi vekili ve dahili davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastral parselin ihyası suretiyle tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın öncesinde tespit dışı alandan ihdasen Hazine adına tescil edildiği, bilahare … Belediyesince başka birçok parselle birlikte 37 nolu düzenleme bölgesinde imar uygulamasına tabi tutulduğu, bu imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmesi üzerine davalı … Belediyesi tarafından yapılan imar düzenlemesinin de idari yargı yerinde iptal edildiği, çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerin yargılama sırasında yeni kurulan … Belediyesi sınırları içinde kalması üzerine anılan Belediyenin davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı Hazine, eldeki davada çekişmeli imar parselinin kaydının dayanaksız hale geldiğini belirterek imar öncesi duruma dönülmesini ve ihdasen oluşan parselin yeniden Hazine adına tescilini, olmadığı takdirde zararının tazminini istemiştir. Mahkemece, sicil kaydının illetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek kaydın dayanaksız hale geldiği ve yolsuz tescil durumuna düştüğü belirlenmek ve benimsenmek suretiyle hüküm kurulmuş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ancak; yapılan uygulama sonucu bilirkişi heyeti tarafından 1048 sayılı ihdas parseli sınırları üzerinde dava konusu yapılan 4963 ada 2 sayılı imar parselinin 944 metrekarelik kısmının kaldığının bildirilmesi yanında, ihdas parseli sınırları kapsamında kalan park ve yol alanları miktarı toplam olarak belirtilmiş, hangi kısmın yolda hangisinin parkta kaldığı açıklanmamıştır. Hemen belirtilmelidir ki, kadastral parselin ihyası park ve yolda kalan alanları da kapsayacak şekilde mümkündür. Farklı bir ifadeyle kısmi ihya kararı verilemez. Oysa, anılan bu bölümler bakımından usulüne uygun olarak açılmış bir dava yoktur. Öyleyse, öncelikle ihyası istenilen kök parselin imar uygulamaları sonucu üzerinde oluşturulan park ve yolda kalan kısımları bakımından da kadastral parselin ihyasına yönelik dava açması için davacıya usulüne uygun olarak süre verilmesi, açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Kabule göre de; kadastral parselin ihyası yanında Hazine adına tescile hükmedilmemesi; yine Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, gerekçede neyin kabul neyin reddedildiğinin açıklanmaması ve harç, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tamamen kabul edilmiş gibi hüküm altına alınmış olması doğru olmadığı gibi, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğuna göre, hüküm altına alınması gereken karar ilam harcı ile vekalet ücretinin maktu olması gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine, 30.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.