Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/1614 E. 2013/1741 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1614
KARAR NO : 2013/1741
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “çekişmeli taşınmazın güney yönünde mera olarak tespit edilen 879 ada 28 parsel sayılı taşınmaz bulunduğu bu nedenle davada yöntemine uygun olarak mera araştırmasının yapılması“ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 879 ada 26 parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükümde davacının davasının reddine karar verildiği halde çekişmeli taşınmazın davanın kabulüne yol açacak şekilde çelişkili olarak davacı adına tesciline karar verilmiştir. Aynı taşınmaz hakkında oluşturulan hüküm fıkrası hem davanın kabulünü hem de davanın reddini içerecek şekildedir. Hüküm fıkrasının kendi içinde çelişki yaratılmıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 (6100 sayılı HMK madde 297, 298). maddesinde hüküm fıkrasında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında tereddüte yer vermeyecek şekilde gösterilmesi, kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkralarının aynı olması gerektiği hususları düzenlenmiştir. Diğer yandan davacının davası 879 ada 26 parsel sayılı taşınmaza yöneliktir. Fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve haritada 879 ada 28 parsel sayılı taşınmazda gösterilen bölüm görülmekte olan dosyada dava konusu olmadığı halde bu bölümün dava konusu olduğu ve mera parseli içinde kaldığı bu nedenle davanın reddine karar verildiği gerekçesi yerinde değildir. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirine aykırı ve hükmün kendi içinde çelişmesi yargılamanın aleniliği ilkesine aykırı ve mahkemelere olan güveni sarsıcı niteliktedir. Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 07.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.