YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2097
KARAR NO : 2013/3337
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Topağacı Köyü çalışma alanında bulunan 159 ada 1 parsel sayılı 499,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 10 yıldan beri …’nın kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali ve adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesindeki “10 yıldan beri … evladı …’nın” ibaresinin iptali ile yerine “22.4.2005 tarihinden beri … oğlu …’ın” şeklinde belirtilerek beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalının davacının dayandığı satış senedinin aksini ispat edecek delil sunmadığı ve çekişmeli taşınmazın davacının fiili kullanımında olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece sadece teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmış, taşınmaz üzerinde kim tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde zilyetliğin sürdürüldüğü konusunda mahalli bilirkişi ve tanık beyanları alınmamıştır. Satış senedi tek başına davacının fiili kullanıcı olduğunu kanıtlamaya elverişli değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, yerel bilirkişiler ile tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumu kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.