YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2166
KARAR NO : 2013/2554
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Mahallesi çalışma alanında bulunan 354 ada 27 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar, … oğlu … mirasçıları olan … ve paydaşları adına, 295 ada 34 parsel sayılı taşınmaz ise Hacı … oğlu … adına, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit ve tescil edilmiştir. 05.11.2004 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu 295 ada 34 parsel sayılı taşınmaz ifraz görerek 473 ada 1 parsel Hacı … oğlu …, 472 ada 5 parsel 1128/2400 hissesi Hacı … oğlu …, 1272/2400 hissesi … oğlu … adına tapuya tescil edilmiştir. 2008/88 Esas sayılı dosyada davacılar … ve müşterekleri tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile murisleri … oğlu … mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne 354 ada 27, 30, 472 ada 5 ve 473 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile … mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların kök muris … ile ilgisinin olmadığı davacıların murisi İbrahim’e ait olup, O’nun 40-50 yılı aşkın zilyetliğinde iken davacılara kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Dosya kapsamına, dava, İbrahim terekesi adına tescil istemi ile İbrahim mirasçılarının tümü tarafından açılmış olup, mirasçıların bir ya da bir kaçı tarafından takip edilmiş olması nedeniyle diğerleri yönünden HMK’nın 150 md.nin uygulanma olanağı bulunmadığına, davacılar vekilinin vekaletnamesinin usule uygun düzenlenmiş olmasına göre davalıların bu yönlere değinen sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, aynı zamanda … mirasçısı da olan davacılar tapu kaydına dayanarak ./…
dava açtıkları halde tapu kaydının lehe olduğu gibi aleyhe de delil teşkil edebileceği göz önüne alınarak kayıtların kapsamları, revizyon gördükleri parseller de dikkate alınmak suretiyle belirlenmemiş, taşınmazın öncesinin kök muris …’e mi, yoksa davacıların murisi İbrahim’e mi ait olduğu ve kimin ne zamandır, ne sebeple zilyet olduğuna ilişkin yeterli araştırma yapılıp, çelişkiler giderilmemiş olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, hükme esas alınan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların yaşları kök murisin sağlığındaki kullanım durumunu bilmeye elverişli olmadığından tarafların ortak miras bırakanı …’ın ölüm tarihi göz önüne alınarak bu tarihten öncesini bilebilecek yaşta yerel bilirkişi ve taraflarca gösterilecek tanıklar dinlenmek suretiyle belirlenmeli, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, fen bilirkişi, ziraat bilirkişisi ve tespit tutanak bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve dayanakları olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde zilyedliğe de dayanılmış olması nedeniyle taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği hangi süreyle ve ne şekilde kullanıldığı yerel bilirkişi ve taraflarca gösterilecek tanıklar dinlenmek suretiyle belirlenmeli, aynı zamanda … mirasçıları olan davacıların taşınmazlar üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin muris … terekesi adına mı yoksa … terekesi adına mı sürdürüldüğü sorulup saptanmalıdır. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, ayrıca imar suretiyle 34 sayılı parselden ifrazen oluşan 472 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki … hakkında açılmış bir dava bulunmayıp … adına olan tapunun iptali istenmiş olduğuna göre usul hukukunda yeri bulunmayan re’sen davaya dahil etme suretiyle … adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmesi de isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden tarafa iadesine,
27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.