YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2218
KARAR NO : 2013/4439
KARAR TARİHİ : 25.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü Mustafapaşa Mahallesi çalışma alanında bulunan 222 ada 21 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen iki katlı binanın zemin katı hariç birinci katında davacı adına oturma irtifak hakkının tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin malik olma iradesine dayanmadığı, dava konusu yerin mütemmim cüz niteliğindeki binanın ikinci katı olduğu, bağımsız mülkiyete konu olamayacağı, oluşturulmuş bir kat mülkiyetinden de söz edilemeyeceği ve davacının zilyetliğinin oturmaktan öteye geçmediği, bununla birlikte binanın önündeki bahçenin ise muris tarafından davacının eşine ziynet bedeli olarak bağışlanan ve zilyetliği devredilen yer içerisinde kaldığı ve muristen intikal eden taşınmazların taraflar arasında taksim edildiği, taksim sonucu bu yerin davalıya isabet ettiği bu nedenle dava konusu yerin mülkiyetine ilişkin zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşmadığı ancak, davacı tarafın aralıksız ve çekişmesiz olarak yirmi yılı aşkın bir süre tespit ve dava tarihine kadar dava konusu binanın birinci katında oturduğunun sabit olduğu bu nedenle TMK’ nun 780/2. maddesine göre, davacının dava konusu binanın birinci katında oturma hakkı bulunduğu kanaati ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya içeriğine, toplanıp değerlendirilen delillere ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; dava, kadastro tespit gününden önceki hukuki sebebe dayanılarak açıldığına ve mahkemece yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, dava konusu 222 ada 21 parsel üzerinde bulunan binanın 1. katının taşınmazın maliki olmayan davacıya ait olduğu anlaşıldığına göre mahkemece, 3402 sayılı Yasa’nın 19/2. maddesi gereğince 221 ada 21 sayılı parsel üzerinde bulunan binanın, zemin üstündeki 1. katının davacıya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı adına irtifak hakkının tesciline dair hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 25.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
…