YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2475
KARAR NO : 2013/6531
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu 325 ada 1 parsel sayılı 61,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hak, satın alma, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tapu kaydı nedeni ile davalı … adına, 325 ada 2 parsel sayılı 629,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tapu kaydı nedeni ile eşit payla davalılar …, … ve … adına, 325 ada 3 parsel sayılı 767,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, satın alma ve tapu kaydı nedeni ile … adına tespit edilmiş, 325 ada 3 parsel sayılı taşınmaz eşit payla …, …, … ve … adına tescil edilmiş, diğer taşınmazlar ise tespit gibi tescil edilmişlerdir. Davacı … ve arkadaşları tapu kaydı ve kesin hükme dayanarak çekişmeli 325 ada 1 parsel sayılı taşınmazın gerçek yüzölçümünün daha küçük olduğunu, bu taşınmazın bir bölümünün kendilerinin özel yolu olduğunu, bir bölümünün ise belediye arsası olduğunu çekişmeli 325 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kendilerine ait olduğunu ve bir bölümünün ise belediye arsası olduğunu ve yine kendilerine ait 325 ada 3 parsel sayılı taşınmazın batısında bulunan yoldan arta kalan kısmın da kendilerine ait olduğunu belirterek dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bir kısmı kadastro yolu ve bir kısmı 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan (C) harfi ile gösterilen bölüm, 3 parsel sayılı taşınmazın doğusunda kalan (G) harfi ile gösterilen bölüm ile 2 sayılı taşınmaz içerisinde kalan (F) harfi ile gösterilen bölümün davacılar adına tesciline, (F) harfi ile ayrıldıktan sonra kalan kısmın 325 ada son parsel numarası verilmek suretiyle 325 ada 2 nolu parselin malikleri adına tesciline, 325 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı taraf teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün kendilerine ait özel yol olduğunu, bu bölümün ortak miras bırakanları olan … tarafından 1968 yılının Mart ayında … isimli şahıstan satın alındığını, ortak miras bırakanları … ile davalı … arasında varılan anlaşma gereğince Devrekani Sulh Hukuk Mahkemesinin 1974/68 Esas, 1975/171 sayılı kararı sonucu bu bölümün ortak miras bırakanlarına verildiğini belirterek ve Mart 1968 tarih ve 19 sıralı tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkeme tarafından davacı tarafın dayandığı Mart 1968 tarih ve 19 sıralı tapu kaydı uygulanmamış, kapsamı belirlenmemiş ve çekişmeli bölümün davacı tarafın özel yolu olup olmadığı tam olarak araştırılmamıştır. Taşınmazın (G) bölümüne gelince, davacı tarafın dayandığı ve tespitte uygulanan Kasım 1979 tarih ve 4 numaralı tapu kaydı çekişmeli bölüm yönünü yol olarak okumaktadır. (G) bölümünün öncesinin yol olup olmadığı ve tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı tam olarak araştılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için Mart 1968 tarih ve 19 sıra numaralı tapu kaydı tüm tesis ve tedavül belgeleri ile birlikte getirtilmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ile fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte çekişmeli (A) bölümü yönünden davacı tarafın dayandığı Mart 1968 tarih ve 19 sıra numaralı, çekişmeli (G) bölümü yönünden tespitte 325 ada 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 1979 tarih ve 3-4-5 sıra numaralı tapu kayıtları zemine çakıştırılarak uygulanmalı, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için 6100 sayılı HMK’nun 31. maddesi ile hakime verilen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, fen bilirkişisine yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaretlettirilmeli ve tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir, denetime açık ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli (A) bölümünün davacı tarafın özel yolu olduğunun kabul edilmesi halinde teknik bilirkişi haritasında gösterilen bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmelidir. (G) bölümü açısından ise yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli bölümün öncesinin yol olup olmadığı, öncesinin yol olmaması halinde pafta haritasında gösterilen yolun kadim yol olup olmadığı sorulmalı, bu bölümün 325 ada 3 parsel sayılı taşınmaza tespitte uygulanan ve davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmalı, pafta haritasında gösterilen yolun kadim yol olması halinde çekişmeli bölümün tapu kaydı kapsamında kalacağı düşünülmeli; bu bölümün tapu kapsamı dışında kalması ve öncesinin terk edilmiş yol olduğunun anlaşılması halinde bu tip yerlerin imar ihya ile edinilebileceği, davacıların zilyetliğinin kadastro öncesi zilyetliğe dayanabileceği düşünülerek davacı tarafın taşınmaz bölümüne zilyet olup olmadıkları, anılan bölümün kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı araştırılmalı, Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca imar planına dahil yerler imar-ihya ile iktisap edilemeyeceğinden imar planının hangi tarihte onaylandığı araştırılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 11.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.