Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/2780 E. 2013/3298 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2780
KARAR NO : 2013/3298
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI-DAVALI : HAZİNE
DAVALI-DAVACI : …, … BAŞKANLIĞI
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı Hazine, Özdere Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın ekonomik yarar elde edilebilecek yerlerden olduğu iddiasına dayanarak Hazine adına tescili; davacı … ise, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların kendisine ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesi talebiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kabulüne, 04.12.2003 tarihli fen bilirkişi raporunda rapor ve eki haritada gösterilen 18.244,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, son parsel numarası verilerek Hazine adına tarla vasfı ile tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde mevcut 700 adet mandalina, 200 adet zeytin ağacı ve 1000 metrekare yüzölçümündeki seranın davacı … tarafından yapıldığının tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Yasa’nın 19. maddesi uyarınca, tapu kaydına muhdesat şerhi verilebilmesi için, muhdesatın kadastro çalışmaları sırasında mevcut olması gerekir. Başka bir anlatımla, kadastro sırasında mevcut olmayıp sonradan tesis edilen muhdesatın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Somut olayda çekişmeli taşınmaz, 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tesbit harici bırakılmıştır. Tüm dosya kapsamından, taşınmaz üzerinde ve davalı tarafından dikildiği anlaşılan 700 adet mandalina, 200 adet zeytin ağacı ile 1000 metrekarelik kısmına yapılan seranın, tespit harici bırakılma işleminden sonra meydana getirildiği anlaşılmakta olup yukarıda açıklanan yasal durum gereğince, muhdesatın tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, taşınmazın Hazine adına tescile karar verilmekle yetinilmesi gerekirken muhdesat yönünden hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı-davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.