Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/2948 E. 2013/4597 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2948
KARAR NO : 2013/4597
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : …, …
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Köyü 154 ada 11 parsel sayılı 4.957,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …, 156 ada 12 parsel sayılı 4.245,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise … adına tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazların taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar vermiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık üçüncü kişiden satın alınan taşınmazların davacı ve davalıların murisleri tarafından ortak olarak mı yoksa yalnızca davalılar murisi … tarafından mı alındığı ve taşınmazlar üzerinde kimin ne zamandan beri malik sıfatıyla zilyet olduğu hususundadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazların davalılar murisi tarafından üçüncü kişiden satın alındığı ve davalılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Mahallinde yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıkların bir bölümü taşınmazların davalılar murisi… ve davacı murisi … tarafından birlikte satın alındığı belirttiği halde, bir kısım mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazların yalnızca davalılar murisi … tarafından satın alındığını belirtmişlerdir. Mahkemece beyanlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi yoluna gidilmediği gibi, davalı tarafın taşınmazlar üzerinde tek başına malik sıfatı ile zilyet olup olmadığı hususunun araştırılmamış; keşif sırasında tespit bilirkişilerinin de dinlenmemiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. O halde, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerine, dava konusu taşınmazların kim tarafından satın alındığı, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.