YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3377
KARAR NO : 2013/3479
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : …, …,
…, …
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Ağcaalantürk Köyü çalışma alanında kalan temyize konu 143 ada 9, 10 parsel, 125 ada 6, 13, 15 parsel sayılı 6914.91, 8139.36, 424.70, 1235.92 ve 589.17 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalılar … oğlu …, … ve … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikale dayanarak miras payı oranında tapunun iptali ile adına tapuya tescile karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 143 ada 9, 10 parsel ve 125 ada 6, 13, 15 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile herbir taşınmazda 1/3’er hissesinin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların murisi …’den kaldığı mirasçılar arasında taksim hususu ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; verilen karar, dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosya kapsamına göre davacının miras bırakanı … 1987 yılında vefat etmiştir. Davalılar … oğlu olup, babaları dosya içersinde bulunan nüfus kaydına göre dava tarihi itibariyle halen yaşadığından miras bırakan … terekesine göre 3. kişi durumunda bulundukları ve miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, taksim hakkında bir açıklama da yapılmadığı anlaşılmaktadır. TMK.nun 701. maddesinde; “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir” şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, hakları terekenin tamamını kapsamaktadır. Aynı Kanunun 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmak da tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan birisinin kendi payını ileri sürerek dava açması mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir mirasçının elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.
./…
2013/3377-3479 S/2
Mirasçılarından birisinin kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmış sayılamayacağından, davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK.nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesi mümkün değildir. Davacının böyle bir dava açma yetkisi bulunmadığından (dava koşulundan) davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde isabet bulunmamaktadır. Davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan nispi karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 10.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…