Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3666 E. 2013/3651 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3666
KARAR NO : 2013/3651
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, …, …
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

 Kullanım kadastrosu sırasında  Güzlek Köyü çalışma alanında bulunan 158 ada 18, 19, 21 ve 23 parsel sayılı sırasıyla 9113.06, 13722.74, 1453.69 ve 8069.06 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 158 ada 18 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki fındık bahçesinin …’nin, 158 ada 19 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki fındık bahçesi ile 19 parsel üzerindeki kargir bina temelinin …’nin kullanımında olduğu şerhi verilerek davalı … adına  tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların zilyetliğinin davalılar ile müşterek miras bırakanları babalarından intikalen gelmekte olduğu iddasıyla miras payı oranında adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır.  Mahkemece yapılan yargılama sonunda, çekişmeli 158 ada 18, 21 ve 23 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın reddine ve tespit gibi T.C Maliye Hazinesi adına tapuya tescili ile dava konusu taşınmazlar üzerindeki fındık bahçelerinin kadastro tutanaklarında kimlik bilgileri yazılı davalıların kullanımında olduğunun beyanlar hanesine kaydına, çekişmeli 158 ada 19 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kısmen kabulü ile tespit gibi Maliye Hazinesi adına tapuya tescili ile taşınmazın davalı … … oğlu …’nin kullanımında olduğuna ilişkin kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde bulunan şerh iptal edilerek, taşınmazın uzman fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 6.722,74 metrekarelik kısmının davalı … … oğlu …’nin, (A) harfi ile gösterilen 7.000 metrekarelik kısmın ise 3/20 oranında davacı … … kızı …’un, 17/20 oranında davalı … … oğlu …’nin kullanımında olduğunun ve bu alan üzerindeki kargir bina temelinin davalı … … oğlu …’ye ait olduğunun tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu 158 ada 18, 23 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar ile 19 parsel sayılı taşınmazın uzman fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünün miras bırakandan kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile fiili duruma değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Yapılan keşifte, taşınmazların miras bırakan … …’ın sağlığında onun yeri olarak bilinen taşınmazlar olduğu, … … ile birlikte tüm

../…
2013/3666 – 2013/3651 Sayfa : 2

çocukları tarafından ormandan yer açıldığı belirtildiği halde dinlenilen yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından bu yerler üzerinde davalılar tarafından sürdürülen zilyetliğin diğer mirasçılar adına olup olmadığı, miras bırakanın ölümünden sonra terekesine dahil mal ve haklar ile dava konusu taşınmazların kullanım hakkının paylaşıma tabi tutulup tutulmadığı hususları açıklığa kavuşturulmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı; miras bırakan … …’ın ölümüne kadar davalılar ile birlikte hareket ettiği hususu göz önüne alınarak temyize konu 158 ada 18, 23 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar ile 19 parsel sayılı taşınmazın uzman fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davalılar tarafından sürdürülen zilyetliğin tereke adına olup olmadığı, miras bırakanın ölümünden sonra terekesine dahil mal ve haklar ile dava konusu taşınmazların kullanım hakkının paylaşıma tabi tutulup tutulmadığı, paylaşım varsa kime neresinin düştüğü hususları yerel bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenmeli, aykırı sonucun sebebi sorulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak delillere göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, belirtilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.