Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3695 E. 2013/3995 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3695
KARAR NO : 2013/3995
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DOSYA
DAVACISI : …
BİRLEŞEN DOSYA
DAVALILARI : …, …
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında çalışma alanında bulunan 167 ada 7 parsel sayılı 9788,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve paylaşma nedeni ile paylı olarak … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak … payına yönelik, birleşen dosya davacısı … ise, satın alma, miras yoluyla gelen hak ve paylaşmaya dayanarak ve tespit maliklerine husumet yönelterek dava açmışlardır. Yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın mera olduğunun ileri sürülmesi üzerine Hazine ve Tüzel Kişiliğine dava ihbar olunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın vasfının mera olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, kabul dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı …, davalı … payının kendisine ait olduğunu ileri sürerek taşınmazın 1/2 payının adına tescilini talep etmiştir. Mahkeme ise çekişmeli taşınmazın mera olduğunun ileri sürülmesi üzerine Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği’ne davayı ihbar etmiş ve yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar vermiştir. Köy Tüzel Kişiliği veya Hazine’nin davaya katılımı yoktur. Dava, şahıslar arasında kadastro tespitine itiraz davası olup olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesince tahdidi olarak düzenlenmiş bulunan re’sen malik araştırması gerektiren bir hal de bulunmadığından ihtilafın kişilerin istemleriyle sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı …, davacı …’nın davasını kabul ettiğine ve davada 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi gereğince re’sen araştırma prensibi de uygulanamayacağına göre bu aşamada taşınmazın 1/2 payının davacı …, 1/2 payının ise davalı … adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece davada taraf olmayanlar lehine yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı … ile davalı …’nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının temyiz edenlere iadesine, 18.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.