YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3732
KARAR NO : 2013/4127
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köyden seçilecek üç yerel bilirkişi kurulu, aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik, ziraatçi bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılarak taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin tespiti hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, eylemli durumda var olan 129 ada 1 parsel sayılı meranın kadim mera olup olmadığının araştırılması, uzman ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, mahkeme gözleminin tutanağa geçirilmesi, komşu parsellerin nitelikleri üzerinde de durulması ve taşınmazın keşifte çekilecek fotoğraflarının bilirkişi raporuna eklenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 129 ada 8 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 20 yıl davalı tarafından ondan önce ise babası … tarafından yaklaşık 50 yıl tarla olarak kullanıldığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere taşınmazın kuzey kesiminde bulunan 129 ada 1 parsel sayılı mera parselinin kadimden beri mera olarak kullanıldığı, keşif esnasında yapılan mahkeme gözlemine göre kuzeyindeki 1 parsel sayılı mera parseli ile taşınmaz arasında doğal ya da yapay bir engelin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın doğusunda bulunan aynı ada 150 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla özel sicile kaydedilen taşınmaz olduğu hususları ve taşınmazın konumu birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın öncesinin mera olduğunun kabulü zorunludur. Meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik hukukça değer taşımayacağına göre davanın kabulüne ve taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…