YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3734
KARAR NO : 2013/5844
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu 103 ada 17 ve 25, 107 ada 33 ve 17, 105 ada 1 parsel sayılı, sırasıyla 7293.52, 6916.27, 1564.45, 758.82 ve 3853.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/4’er paylı olarak davacı … ile davalılar …, … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı …, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 103 ada 17 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar ile 105 ada 1, 107 ada 17 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, tamamının kendi adına tescili istemiyle iki ayrı dava açmıştır. Dava konusu 105 ada 1, 107 ada 17 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm davalılardan …’nın temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2004/5604-5954 sayılı ilamıyla, satın alma iddiası yönünden yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığına değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilanına uyularak ve davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişmeli 103 ada 17 ve 25, 107 ada 17 ve 33, 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkıdaki davanın reddine ve tespit gibi tapuya tescillerine, davacının 103 ada 18 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan bölüme yönelik talebi yönünden, tutanak askı ilan süresi içinde itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden mahkemenin görevsizliğine ve karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Şabanözü Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı …’ın çekişmeli 103 ada 17 ve 25, 105 ada 1, 107 ada 33 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davalılardan … ve …, açılan davayı kabul ettikleri gibi, 105 ada 1, 107 ada 17 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, aleyhlerinde verilen önceki günlü hükmü temyiz etmemişlerdir. Hal böyle olunca mahkemece, davayı kabul eden ve haklarında verilen önceki günlü hüküm aleyhlerine kesinleşen davalılar … ve …’ün paylarının davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmesinde isabet
bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 11.08.1999 tarihli dava dilekçelerinde 103 ada 17 ve 25, 105 ada 1, 107 ada 33 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava açılmış ve bu taşınmazların tespit malikleri davalı olarak gösterilmiştir. Dava dilekçelerinde, dava dışı üçüncü kişiler adına tespit edilen 103 ada 18 parsel sayılı taşınmaz davaya konu edilmediği gibi, bu taşınmazın tespit malikleri de davalı olarak gösterilmemiştir. Hal böyle olunca, 103 ada 18 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış bir davanın varlığından söz edilemez. Davacının yargılama sırasında söz konusu taşınmazın bir bölümünün adına tescilini talep etmesi, bu parsel hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olduğu anlamına da gelmez. Hal böyle olunce hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmayan 103 ada 18 parsel sayılı taşınmaz yönünden “hakkında karar verilmesine yer olmadığına” dair karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde “görevsizlik” kararı verilmesi de isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları, yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.