Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3744 E. 2013/3976 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3744
KARAR NO : 2013/3976
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, …,

DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; “çekişmeli taşınmazın tespit maliki …’ın davaya dahil edilmesi ve dava konusu taşınmazların sınırlarının tam olarak belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 5,33 metrekarelik kısım 113 ada 30 parsele eklenmek sureti ile 65,69 metrekare olarak davacı adına tesciline, 113 ada 31 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişileri raporunda (B) harfi ve (31- C) harfi ile gösterilen kısımlar çıkartılarak kalan 188,74 metrekare olarak … adına tesciline, fen bilirkişisi raporunda (31- C) harfi ile gösterilen kısmın ham toprak vasfı ile Hazine adına tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozma ilamına uygun olarak … davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmış ancak davacının Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davaya ait dava dilekçesi okunup sınırlarda gösterilen yerlerin neresi olduğu fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritada işaretlenmemiş, 113 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlarda dava konusu edilen alan tam olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz başında yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, fen ve ziraat bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte davacı …’ın Asliye Hukuk Mahkemesi’ne hitaben yazdığı dava dilekçesindeki, dava konusu iki parça taşınmazın neresi olduğu belirlenmeli, dava dilekçesindeki sınırlar tek tek yerel kişiler ve taraf tanıklarına sorularak aktarılan davanın konusu belirlenmeli, dava konusu edilen yerin 113 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların tamamı mı, bir bölümü mü olduğu saptanmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların aktarılan davanın konusu olan bölümlerinin öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne sıfatla kullanıldığı hususları tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli; kadastro tutanağına aykırı sonuçlara ulaşılması halinde hazır bulundurulacak tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır.
./….
2013/3744-3976 S/2

Keşifte hazır bulunacak uzman fen bilirkişisinden yapılan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen kullanım sınırları ile dava dilekçesindeki sınırlar işaretlenmiş şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, ziraat bilirkişisine dava konusu edilen taşınmazın fotoğraflarını da içerir şekilde taşınmazların eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, niteliği konularında rapor tanzim ettirilmeli; aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri bulunduğu taktirde bu bölümleri yönünden kadastro tutanaklarının olağan usullere göre kadastro işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği de göz önüne alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.