YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3747
KARAR NO : 2013/11421
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “çekişmeli taşınmazlara komşu bulunan tüm taşınmazların onaylı tutanak örnekleri ile dayanağı olan belgelerin dosyaya getirtilerek keşif esnasında uygulanması, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması, taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususlarının belirlenmesi, davacılar adına belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz tespit edilip edilmediği hususunun araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 35 ve 1551 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin talebin reddine, kadastro tutanaklarında belirtilen şekli ile tapuda tespit gibi tescillerine, 1414, 132, 229, 537, 433 ve 181 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tablebin kabulü ile toplam 4 pay üzerinden 1 payın …, 1 payı Gülperi (Duygun) Yıldız, 1 payı Suna Yıldız ve 1 payı … adına olmak üzere tapuda tespit ve tescilline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazinenin, çekişmeli 181 ve 1414 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,
2- 35 ve 1551 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 35 parsel yönünden keşif tarihi itibari ile 10 yıldır kullanılmadığı, 1551 parselin ise 1981 yılına kadar kullanıldığı ancak daha sonraki kullanım biçiminin zilyetlikle kazanım şartlarını sağlamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitleri 1983 yılında yapılmış, aktarılan tescil davası ise 1975 yılında açılmıştır. Hal böyle olunca, Kadastro Kanunu’nun 14. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun bu tarihler itibari ile araştırılması gerekmektedir. Bununla birlikte, 35 parsel sayılı taşınmazın sınırında çay yatağı bulunduğu halde, taşınmaz başında yapılan keşif esnasında jeolog bilirkişi de refakate alınmamıştır. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, üç kişiden oluşan yerel bilirkişi kurulu ile gösterilecek tanıklar ve tespit bilirkişileri ile jeolog bilirkişi ve ziraat bilirkişisi katılımıyla yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların hangi nedenle kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususları sorulup saptanmalı, ziraat bilirkişisi ve jeolog bilirkişiden taşınmazların niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, hukuken malik hanesi açık olan taşınmazlar hakkında malik hanesinin açıkca yazılması sureti ile hüküm kurulması gerekirken, tespit gibi tescile denmek sureti ile karar verilmesi de isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle davacının 35 ve 1551 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA,
3- 132, 229, 433 ve 537 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; çekişmeli 132 parsele komşu 133 ve 1740 parselin kayıtlarında Bedros, 537 parsele komşu 1747 ve 536 parselin kayıtlarında güney yönü kilise tarlası okunduğu halde, yapılan keşifte bu tapu kayıtları uygulanmamış, kayıtlarda okunan sınırların taşınmazlarla ilgisi sorulmamış, taşınmazların öncesinin yitik kişi yeri olup olmadığı hususu üzerinde durulmamıştır. Bununla birlikte, 229 sayılı parselin komşusu olan 189, 192, 228, 230 ve 1683 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine dayanak belgeleri getirtilerek taşınmaz yönünü ne olarak okudukları 433 parsele komşu bulunan 431 ve 435 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine dayanak 18.11.1963 tarih ve 53 sıra numaralı tapu kaydı ile 22.8.1969 tarih ve 22 sıra numaralı tapu kayıtlarının taşınmazın yönünü ne olarak okudukları ve tescil davasının açıldığı tarih itibari ile davacı taraf yararına Kadastro Kanunu’nun 14. maddedesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile dayanağı belgeler getirtilerek dosya arasına alınmalı, bundan sonra, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri ile ziraatçı bilirkişi ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların kadastro çalışmaları öncesinde ve kadastro çalışmalarından sonra ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, çekişmeli taşınmazların yitik kişilerden kalıp kalmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kadastro tespitine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde; hazır bulunacak tüm kadastro tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Ziraatçı bilirkişisinden çekişmeli taşınmazların niteliğini bildiren, ayrıntılı rapor alınmalı, keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 132, 229, 433 ve 537 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün BOZULMASINA, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.