YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3879
KARAR NO : 2013/3898
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
…
DAVA TÜRÜ : TAPUSUZ TAŞINMAZ TESCİLİ
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, sınırlarını belirttiği ve tescil harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile uzman fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 23.10.2012 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 664.29 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde davacı lehine tescil şartlarının gerçekleştiği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Dava, TMK’nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, 1984 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, boşluk olarak tapulama harici bırakılan yerlerdendir. Davacı vekili, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dava tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1985, 1990 ve 1995 yılları) stereoskopik hava fotoğraflarının dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.Diğer yandan, Kadastro Müdürlüğünden çekişmeli taşınmazı ve çevresini geniş şekilde gösterecek kadastro paftası getirtilmemiş, Tapu Sicil Müdürlüğünden fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritanın bir örneği eklenerek çekişmeli taşınmaz hakkında çifte tapu oluşmasını önüne geçilmesi için
./…
2013/3879-3898 SH:2
başkaca dava açılıp açılmadığı sorulmamış, komşu parsel tutanakları varsa dayanak belgeleri ile birlikte tam olarak getirtilmemiş, TMK’nun 713/4. maddesinde öngörülen ilanlar yaptırılmamış, taşınmazın bitişiğinde dere yatağı bulunmasına rağmen jeolog bilirkişiden rapor alınması gerektiği düşünülmemiştir. Hal böyle olunca, öncelikle, Kadastro Müdürlüğünden çekişmeli taşınmazı ve çevresini geniş şekilde gösterecek kadastro paftası getirtilmeli, Tapu Sicil Müdürlüğünden fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritanın bir örneği eklenerek çekişmeli taşınmaz hakkında çifte tapu oluşmasını önüne geçilmesi için başkaca dava açılıp açılmadığı sorulmalı, komşu parsel tutanakları varsa dayanak belgeleri ile birlikte getirtilmeli, TMK’nun 713/4. maddesinde öngörülen ilanlar yaptırılmalı, hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, ziraat mühendisi, jeolog ve harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmaz hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, dere yatağı olup olmadığının, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kısa karar ve gerekçeli kararda karar tarihlerinin farklı olması dahi isabetsiz olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…