YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4641
KARAR NO : 2013/5519
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında 13243 ada 28 parsel sayılı 3125.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, davalı …’un kullanımında olduğu, üzerindeki ev ve seranın kendisine ait olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, kullanıcısı olduğu 13243 ada 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar ile davalı …’un kullanımında olan 13243 ada 28 parsel sayılı taşınmaz arasındaki sınırın fiili kullanıma uygun olarak geçirilmediğini öne sürerek sınırın ve taşınmazların yüzölçümlerinin fiili kullanıma uygun olarak düzeltilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının kendi kullanımında olduğunu belirttiği 13243 ada 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastrosu sonucu oluşan tapu kayıtlarında davacı lehine şerh olmadığından dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacının kendi kullanımında olduğunu öne sürdüğü 13243 ada 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazların dava açılmasını mütakip mahkemece getirtilen tapu kayıtlarında davalı olması sebebiyle malik ve beyanlar hanesinin boş bırakıldığı görülmekte ise de, Dairemizce yapılan geri çevirme sonucunda gelen kayıtlardan davacı tarafından söz konusu taşınmazlar hakkında doğum tarihinin yanlış yazıldığı iddiasıyla Kadastro Mahkemesinde Hazineye karşı dava açıldığı, davanın kabulüne karar verilerek davacının doğum tarihinin düzeltildiği, ilamın kesinleşmesini müteakip eldeki davanın açıldığı, yine söz konusu ilamın sonucuna göre oluşan tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde de taşınmazların davacı …’in kullanımında olduğunun belirtildiği görülmektedir. Bu durumda, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece işin esasına girilerek toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle BOZULMASINA, peşin alınan harcın talep halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.