Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/4862 E. 2013/5753 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4862
KARAR NO : 2013/5753
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 207 ada 86 ve 209 ada 9 parsel sayılı 2378.43, 62421.04 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu beyanlar hanesine şerh verilerek … adına tespit edilmiştir. Davacı … her iki taşınmazında murisi …’den intikal etmediği, kendisinin 3. Şahıslardan satın aldığı ve zilyet bulunduğu, davacı … adına tespit edilen 207 ada 7 sayılı parselin eksik tespit edildiği, davacı … 209 ada 9 sayılı parselin bir bölümünün kendisine ait bulunduğu iddialarına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Yargılama sırasında … 209 ada 9 sayılı parselin 8136.30 metrekarelik bölümünün kendisine ait bulunduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 209 ada 9 sayılı parselin, teknik bilirkişi raporu ve eki krokide (I) harfi ile gösterilen 34.872,18 m2’lik kısmın davacı … mirasçıları adına, (J) harfi ile gösterilen 8.136,30 m2’lik kısmın müdahil … adına, (E) harfi ile gösterilen 12.998,03 m2’lik kısmın birleşen dosya davacısı … adına, (D) harfi ile gösterilen 4.938,78 m2’lik kısmın birleşen dosya davacısı … adına tespit ve tesciline, bakiye kısmın … mirasçıları uhdesine bırakılmasına, 207 ada 86 parsele yönelik açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (karşı davalı) … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre dava konusu 207 ada 9 sayılı parsele yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, kadastro hakimi tam, açık ve infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluştururken taşınmazın kim veya kimler adına hangi paylar oranında tescil edileceğini açıkça belirtmek zorundadır. Mahkemece taşınmazın davacılar ve müdahil davacı adına tescil edilen bölümleri dışında kalan ve fen bilirkişi krokisinde (P) ve (O) harfi ile ile gösterilen bölümleri hakkında tescil hükmü kurulmayarak sicilin açık bırakılması isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 1.maddesinin son cümlesinde geçen “bakiye kısmın …
mirasçıları uhdesine bırakılmasına” sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “(P) harfi ile gösterilen 1155.30 metrekarelik ve (O) harfi ile gösterilen 320.45 metrekarelik bölümlerinin …’nin dosyada bulunan Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/397-397 sayılı veraset ilamına göre mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline” sözcüklerinin eklenmek suretiyle ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA
2- 207 ada 86 sayılı parsel hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Anayasamızın 141/3. maddesi uyarınca mahkemelerin bütün kararları gerekçeli olmak zorundadır. Ancak, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, gerekçe bölümünde red gerekçesi yazılmadığı gibi, keşifteki tanık beyanları ile duruşmada dinlenen tespit bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki giderilmemiş, taşınmazın tam olarak kime ait olduğu araştırılmamış ve kadastro hakiminin sicil oluşturma zorunluluğu göz ardı edilerek taşınmazın kim ya da kimler adına tescil edileceğine ilişkin hüküm kurulmamış, yalnızca davanın reddine karar vermekle yetinilmiştir. O halde; doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında taşınmazı iyi bilen, yaşlı, tarafsız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişiler ile fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin hangi sebeple ve ne zamandan beri zilyet olduğu, davacı …’nin üçünçü şahıstan satın alıp almadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanların tespit tutanağındaki beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri dinlenerek ve gerektiğinde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, yapılan araştırma ve inceleme sonunda taşınmazın tespit maliki …’ye ait olduğu sonucuna varılması halinde … mirasçıları … ile …’nin davacı İsmet’in davasını kabulü ve taşınmazda hakları bulunmadığına ilişkin beyanları değerlendirilerek payların hesaplanmasında nazara alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden alınmasına, 27.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.