Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5225 E. 2013/5893 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5225
KARAR NO : 2013/5893
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında …., Köyü çalışma alanında kalan 111 ada 4 parsel sayılı 4230,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … oğlu … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmaz içerisinde kalan yaklaşık 40 m2 kısmın tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline, yine çekişmeli taşınmaz içerisinde kalan kadim yolun tapudan terkini ile yol olarak tescil dışı bırakılmasına karar verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların talep ettiği yolun kadim yol niteliğinde bulunmadığı, odunluk olarak kullanılan kısmın ise mahalli bilirkişilerce davacılara ait olduğu doğrulanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı dava dilekçesinde 8 adet tanık bildirmiştir. Mahkemece keşif kararı 22.06.2012 tarihinde alınmış, taraf tanıkları için davetiye çıkartılmasına karar verilmiş ise de, davetiye çıkartılmamış davacının bildirdiği tanıklardan sadece ikisi dinlenilmiş, diğerleri dinlenmemiş olduğu gibi, keşifte davalı …’ın sunmuş olduğu 01.03.1960 tarihli tapu kaydının da uygulanmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. O halde, mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için HMK.nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca yerel bilirkişi, davacı ve davalı tanıkları davetiyeyle çağrılmak suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılmalı, davalının dayanmış olduğu 01.03.1960 tarihli tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Müdürlüğünden getirtilerek yapılacak keşifte uygulanarak, dava konusu taşınmaz bölümlerinin bu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli tanıkların uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümlerinde zilyetliğin kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde sürdürüldüğü hususları belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında
çelişki bulunduğu takdirde HMK’nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılık giderilmeli, ve bundan sonra tüm delliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine,
29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.