YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5252
KARAR NO : 2013/5861
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda dava konusu 101 ada 30 ve 127 ada 7 parsel sayılı sırasıyla 2681.32, 63.78 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile hisseleri oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, muris …’in terekesi üzerinde elbirliği mülkiyetinin geçerli olması nedeniyle tüm mirasçıların mecburi dava arkadaşı olduğu, davacı tarafça tüm mirasçıların davaya muvafakati sağlanamadığı gibi miras şirketine temsilci tayin ettirdiklerine ilişkin karar da sunmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamına ve yasaya uygun düşmemektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet hükümleri geçerli olup ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu nedenle, miras yoluyla gelen hakka dayanılarak genel mahkemelerde açılacak davalarda, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya diğer mirasçıların muvafakatlerini almaları ya da miras şirketine temsilci tayin ettirmeleri gereklidir. Ancak, bu kural bir mirasçının terekeye tabi bir taşınmaz için üçüncü kişiye karşı açacağı davalarda geçerli olup, elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda mirasçıların birbirleri aleyhine tek başına miras payının iptaline ilişkin dava açmaları durumunda oybirliği aranmaz.(TMK.m.701, 702 …nun 23.10.1996 tarih 1996/522 Esas, 1996/713 Karar). Bu ilke TMK.nun 701 ve 702. maddelerindeki kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Mahkemece, bu yön gözetilmeksizin, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.