Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5351 E. 2013/5913 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5351
KARAR NO : 2013/5913
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Basırlı Köyü çalışma alanında bulunan 130 ada 20 parsel sayılı 3.963,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 130 ada 25, 133 ada 5, 139 ada 13 ve 139 ada 20 parsel sayılı sırasıyla 3.147,77; 1.614,79; 3.601,02 ve 6.624,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 132 ada 3 parsel sayılı 2.274,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 139 ada 21 parsel sayılı 864,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 130 ada 25 ve 133 ada 5 parsel sayılı taşınmazların ad ve payları belirtilmek suretiyle ….,mirasçıları adına, 130 ada 20, 132 ada 3, 139 ada 13, 139 ada 20 ve 139 ada 21 parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı …’ın 139 ada 20 ve 21 sayılı parsellere davalı …’ın ise 133 ada 5 sayılı parsele yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle 133 ada 5, 139 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA;
2- Davacı …’ın çekişmeli 139 ada 13 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın öncesinin … …’a ait olduğu ve murisin ölümü ile mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılmadığı yapılan keşif, uygulama ve toplanan deliller ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca somut olayda Hazine’nin davada taraf olmadığı gözönüne alındığında çekişmeli taşınmazın ad ve payları belirtilmek suretiyle … … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı …’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, çekişmeli 139 ada 13 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün BOZULMASINA;
3- Davacı …’ın çekişmeli 132 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince, Mahkemece çekişmeli taşınmazın davaya konu 130 ada 20 parsel sayılı taşınmaza kadastro tespiti sırasında uygulanan 14.02.1984 tarih ve 2 sayılı tapu
kaydının kapsamında kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; taşınmazın tespit ve tapu maliki olan davalı …, mahkeme gerekçesine esas alınan tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığını, taşınmazın öncesinin murise ait olduğunu ancak muris tarafından kendisine bağışlandığını öne sürdüğüne göre beyanının kendisini bağlayacağı kuşkusuzdur. Davalı …, bağışlamaya dayandığına göre Mahkemece, bağışlamayı ispat ile yükümlü davalıya iddiasını kanıtlamaya yönelik delillerini sunma imkanı tanınmalı ve davalı tarafından sunulan deliller tüm deliller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile çekişmeli 132 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün BOZULMASINA;
4- Davacı …’ın 130 ada 20 parsel sayılı taşınmaza, davalı …’ın ise 130 ada 25 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde ise; mahkemece çekişmeli 130 ada 20 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında uygulanan 14.02.1984 tarih ve 2 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilerek davanın reddine, çekişmeli 130 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ise muristen kaldığı ve taksim edilmediği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. 14.06.2012 tarihinde icra edilen keşifte yerel bilirkişi, çekişmeli 130 ada 25 parsel sayılı taşınmazın da dava konusu 130 ada 20 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydı kapsamında kaldığını belirtmiş, davalı … da bu taşınmaz yönünden tapu kaydına dayanmıştır. Davalının her iki taşınmaz yönünden de tutunduğu 14.02.1984 tarih ve 2 sayılı tapu kaydı, 1948 tarihli sicilden ifrazen oluşmuş olduğuna göre kapsamının varsa kök kaydın ifraz haritasına göre belirlenmesi gerekir. O halde Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için, davalı …’ın tutunduğu tapu kaydının varsa ifraz haritası getirtilmeli, taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalı, tapu kaydının ifraz haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek sabit noktalar esas alınmak suretiyle çakıştırılarak uygulanmalı, ifraz haritasının bulunmaması ya da uygulama yeteneğinin olmaması halinde yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eli ile tapu kaydı tüm hudutları zeminde tek tek gösterilmek suretiyle uygulanmalı, bilinemeyen hudutların tespiti için davalı …’a tanık dinletme imkanı tanınmalı, böylece çekişmeli taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve tapu uygulamasını gösterir krokili rapor alınmalı, tapu kaydı kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden mirasçılar arasında usulüne uygun paylaşmanın varlığı kanıtlanamadığına göre davalı …’ın zilyetliğinin neye dayalı olduğu sorulup saptanmalı, iştirak halinde mülkiyette mirasçılardan birinin zilyetliğinin kendi adına iktisap sağlamayacağı düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı …’ın 130 ada 20 parsel sayılı taşınmaza, davalı …’ın ise 130 ada 25 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 130 ada 20 ve 25 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde hükmü temyiz edenlere iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.