YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5451
KARAR NO : 2013/5737
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 216 ada 3, 280 ada 1 ve 282 ada 12 parsel sayılı 1313.06, 3804.49 ve 3428.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 216 ada 3 parsel sayılı taşınmaz davalı … …, 280 ada 1 ve 282 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar ise, ölü olduğu belirtilerek … adına tespit edilmiştir. … mirasçısı olan davacı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 280 ada 1 ve 282 ada 12 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile davacı adına tesciline, 216 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm; davacı ve davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalılar …, … ve …’ın yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 280 ada 1 ve 282 ada 12 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davacının, 216 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacının bu taşınmaz yönünden davasını ispatlayamadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, 05.03.1985 tarihli “Tarla Satış Senedi” başlıklı gayrimenkul satış senedine dayanmış, satış tarihinden itibaren de zilyetliğin kendisinde olduğunu iddia etmiştir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanık beyanlarında, çekişmeli 216 ada 3 parsel sayılı taşınmazın öncesinin davacının kayın pederi … …’a ait olduğu belirtilmiş, ancak; 1985 tarihli satış senedinde satıcı olarak adı geçen … … ile … …’ın aynı kişi olup olmadıkları mahalli bilirkişi ve tanıktan sorulmamış, çekişmeli taşınmazda kim tarafından, hangi hukuki ilişkiye dayanarak ve hangi tarihten itibaren zilyetlik sürdürüldüğü hususları yeterince açıklığa kavuşturulmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için yerel bilirkişi kurulu, tüm tespit bilirkişileri, tarafların bildirecekleri tanıklar hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; çekişmeli taşınmazın hangi tarihten beri kimin tarafından kullanıldığı, kullanımın kimden kime ve ne amaçla geçtiği, 05.03.1985 tarihli senette satıcı olarak adı geçen … … ile … …’ın aynı kişi olup olmadıkları, senetle birlikte zilyetliğin de devredilip devredilmediği hususları tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından sorulup saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, tutanağın edinme sebebine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacı tarafından peşin olarak yatırılan harcın istek halinde iadesine, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.