Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5542 E. 2013/5735 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5542
KARAR NO : 2013/5735
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 263 ada 7 parsel sayılı 600,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle 16.06.1980 tarihinde davalı …., adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı Hazine, çekişmeli parselin devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu ve tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı iddiasıyla 13.05.1996 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parselin …., adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine esas tapu kaydının kapsamında kaldığının kanıtlanmasına göre Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava konusu taşınmazın tespitine esas alınan 13.07.1977 tarih 17 sıra nolu tapu kaydı 12.08.1986 tarihinde …., adına intikal görmüştür. 3402 sayılı Yasa’nın 40. maddesinde “Çalışma alanlarında, kadastroya başladıktan sonra her türlü akit ve tescil işlemleri taşınmaz malların o andaki kadastro tespit durumu, kadastro müdüründen sorularak alınacak cevaba göre tapu sicil müdürlükleri tarafından yapılır ve kayıt örnekleri derhal kadastro müdürlüğüne gönderilir. Kadastro tespiti kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası adına yapılmış ve kesinleşmemiş ise, kadastro sonucunu beklemeleri, ilgililere tebliğ olunur; ancak ilgililer kadastro sonunda hasıl olacak kesin durumu kabul edeceklerini noterde düzenlenmiş bir belge ile veya tapu sicil müdürü huzurunda tespit olunacak ifadeleri ile beyan ederek, aktin veya tescilin yapılmasını isterlerse, bu işlemler tapu sicil müdürlüğünde yapılır ve keyfiyet derhal kadastro müdürlüğüne, dava açılmış ise kadastro mahkemesine bildirilir.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm karşısında mahkemece dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kaydının son maliki olan ….,’ın da davada taraf yapılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.