YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5756
KARAR NO : 2013/6588
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Yargılama sırasında dava konusu edilen taşınmaz 101 ada 120 parsel olarak düzeltilmiş olduğuna göre öncelikle 101 ada 120 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağı ve dayanağı belgelerin getirtilerek incelenmesi; tespit, davalı … adına yapılmış ise husumette ve ada numarasında yanılgıya düşülmediği parsel sayısında yanılgı olduğu, bunun maddi bir hata olabileceği ıslah hükümlerine başvurulmaksızın dahi her zaman düzeltilmesinin olanaklı olduğu düşünülerek iddia ve savunma doğrultusunda tarafların delillerinin sorulup saptanması, tüm deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi; kabule göre de 101 ada 105 parsel sayılı taşınmazın davaya konu yapılmadığı dikkate alınarak tutanak ve eki belgelerin kütükler devredilmiş ise Kadastro Müdürlüğüne, aksi halde Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 101 ada 120 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle 01.11.2012 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 26173,02 metrekarelik kısmın ifrazı ile Kargı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/148 -141 Esas-Karar sayılı veraset ilamında ismi geçen mirasçıların hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davacı ve murisinin lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle esasa ilişkin zilyetliğinin ekonomik amaca uygun olduğu gerekçesiyle karar verilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde murisi olan …’ın mirasçıları adına tescil talebinde bulunmuştur. Dava, zilyetliğin korunmasına ya da mülkiyet hakkına yapılan saldırının önlenmesine yönelik bir dava olmayıp, tapu iptal ve tescil davasıdır. Bu tür davalarda, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunup, davanın, mirasçılardan bir ya da birkaçı tarafından açılıp sürdürülebilmesi olanağı yoktur. Mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olduğu hallerde, tüm mirasçıların davaya katılması veya davaya muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanması zorunludur. Somut olayda; davacı …’ın murisi bulunan …’ın nüfus kaydına göre, … 1995 yılında ölmüş, geriye davacı dışında da mirasçı bırakmıştır. Hal böyle olunca; …’ın terekesine temsilci atanması ya da tüm mirasçıların davaya muvafakatlerinin alınması, ondan sonra dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.