YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5955
KARAR NO : 2013/6519
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yünören Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 72 parsel sayılı taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçüm hanesi açık bırakılarak, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı … tarafından, davalı … ve … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve görevsizlik kararı nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilen meni müdahale davası, çekişmeli parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli taşınmaza ait kadastro tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli 102 ada 72 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde keşif avansını yatırmaması nedeniyle davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava konusu 102 ada 72 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti, “davalı” olduğundan söz edilerek yüzölçüm hanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Ancak, tespitten önce, davacı tarafından açılan el atmanın önlenmesi davası, görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmış olduğuna göre 3402 sayılı Yasa’nın 30. maddesi gereğince taşınmazın kimin adına tescili gerektiğinin mahkemece re’sen araştırılması ve çekişmeli taşınmazların tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5. maddesi hükmüne göre yapıldığının kabulü zorunludur. Tespiti “davalı” olarak yapılan çekişmeli taşınmazın 30 günlük askı ilanının Kadastro Mahkemesince yapılması zorunlu olduğu halde, yöntemine uygun şekilde askı ilanı yapılmamış, kadastro tutanak asılları dosya içine alınmamıştır. Askı ilanı yapılmadıkça ve Yasa’nın 11. maddesinde öngörülen 30 günlük süre dolmadıkça duruşmaya başlanması olanaksızdır. O halde öncelikle çekişmeli taşınmazla ilgili, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11 ve 27. maddelerinde öngörülen şekilde yöntemine uygun askı ilanı yapılmalı, bundan sonra askı ilan süresi dolduktan sonra davaya bakılmalıdır. Kabule göre de; genel mahkemeden aktarılan davada taşınmazın yüzölçüm ve malik hanesi hukuken 3402 sayılı Yasa’nın 36/1. son cümlesi uyarınca, yapılacak keşif giderleri, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanmak suretiyle aktarılan davanın kapsamı belirlenmek ve taşınmazın gerçek malikinin kim ve yüzölçümünün ne olduğu hususları re’sen araştırılarak, gerekli soruşturma tamamlanıp, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı tarafın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.