YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5984
KARAR NO : 2013/6143
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu … Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 69, 105 ada 11, 106 ada 10, 108 ada 11 ve 111 ada 49 parsel sayılı 30875.09, 6176.42, 10532.87, 6011.84 ve 15640.17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazların muris …’ten intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmış, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazların … mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında, çekişmeli taşınmazlardan 102 ada 69 ve 105 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar dava dışı …, 106 ada 10, 108 ada 11 ve 111 ada 49 parsel sayılı taşınmazlar ise dava dışı … adına, satın alma yoluyla intikal etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Yıldızeli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/147 Esas, 2008/147 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen payları oranında … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmazların muris …’den miras yoluyla intikal ettiğini ve terekesinin taksim edilmediğini belirterek çekişmeli taşınmazların terekeye döndürülmesini; ortak muris … tarafından satın alındığını ve murisin ölümüyle de mirasçılarına intikal ettiğini belirterek, tüm mirasçılar adına miras payları oranında tescili; başka bir ifadeyle çekişmeli taşınmazların terekeye döndürülmesini talep etmiştir. Çekişmeli taşınmazın terekeye döndürülmesine ilişkin davalarda mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmakta olup, bu tür davaların mirasçılar tarafından birlikte açılması veya bir mirasçının açtığı davaya diğer mirasçıların muvafakat etmesi ya da terekeye temsilci atanması gerekmektedir. Davacı, … mirasçısı olup bir kısım mirasçılar davaya muvafakat etmişler ise de … mirasçılarından … davaya karşı durmuştur. Hal böyle olunca terekeye temsilci atanması zorunlu bulunup, terekeye temsilci atanıp bu şekilde taraf teşkili sağlanmadan davaya devam edilerek işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, çekişmeli taşınmazların yargılama sırasında el değiştirdiği; 102 ada 69 parsel ve 105 ada 11 parsel sayılı taşınmazların dava dışı …, 106 ada 10, 108 ada 11 ve 111 ada 49 parsel sayılı taşınmazların ise dava dışı …’e intikal ettiği anlaşılmaktadır. 1086 sayılı HUMK’nın 186. ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 125. maddesi uyarınca, dava sırasında dava konusunun üçüncü kişiye devri halinde, davacının iki seçimlik hakkı bulunmaktadır. Buna göre davacı, davasını eski malike karşı tazminat davasına dönüştürebileceği gibi, devreden kişiye karşı olan davasından vazgeçerek davaya, yeni maliklere karşı devam edebilir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31.05.2013 tarih 2012/1853 Esas 2013/803 Karar sayılı ilamında da, “davada taraflardan birinin müddeabihi başkasına temlik ettiğini öğrenen mahkemenin, bu hali kendiliğinden gözeterek seçimlik hakkına binaen davacıdan talebini sorması ve davacının vereceği cevaba göre” işlem yapılması gerektiği açıklanmaktadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazlar yargılama sırasında üçüncü kişilere devredildiği halde, davacıya seçimlik haklarından hangisini kullanmak istediği sorulmamış; yeni malike karşı davaya devam etmek istemesi halinde, çekişmeli taşınmazları devralan kişilerin davaya dahil edilmeleri gerektiği üzerinde durulmamıştır. Mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek davaya, eski malike karşı devamla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece, öncelikle davacı tarafa terekeye temsilci atanmasını sağlamak üzere süre verilmeli, terekeye temsilci atanıp taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacı tarafa seçimlik hakları hatırlatılmalı; davaya yeni maliklere karşı devam edilmesinin istenmesi halinde taşınmazları devralan kişiler yöntemince davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan nispi temyiz karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 03.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.