Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6217 E. 2013/6421 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6217
KARAR NO : 2013/6421
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu, … Köyü sınırları dahilinde bulunan taşınmaz 1968 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında tespit harici bırakılmıştır. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece  yapılan   yargılama sonunda davanın kabulüne ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora ekli krokide “(A), (C), (D) ve (E)” harfleri ile gösterilen toplam 3832.77 metrekare yüzölçümlü taşınmazın yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, fen bilirkişisi raporunda (A), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen taşınmazın köy yerleşim yeri içerisinde kaldığı, davacı tarafından 1970 yılından itibaren 20 yılı aşkın bir süredir sebze ve meyve ekip biçilmek ve hayvan beslenmek suretiyle kullanıldığı, dava konusu taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli olduğu ve zilyetliğin ekonomik amaca uygun olarak sürdürüldüğü gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir. 1968 yılında kesinleşen kadasro sırasında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle tescil harici bırakılmış olan taşınmazda imar-ihyanın ne suretle yapıldığı, ne zaman tamamlandığı, mahalli bilirkişiler ve davacı tanıkları tarafından 1970 yılından önce taşınmazın Mirbey Gürhan tarafından davacıya satıldığı beyan edilmiş ise de satış tarihinde imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmışsa bu tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığı yeterince araştırılmamış; ziraat bilirkişisi raporunda da taşınmaz üzerindeki ağaçların en büyüğünün 15 yaşında kavak ağacı olduğu ve taşınmazdaki diğer ağaçların 6 yaşlarında meyve ağaçları olduğu belirtildiği halde hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tarihten beri sürdürüldüğü belirlenmemiştir. Öte yandan tanık anlatımlarına göre üçüncü kişi …’a ait olduğu tapu kayıtlarından anlaşılan 645 parsel sayılı taşınmazı tamamen çevreleyecek şekilde bir kullanımdan söz edildiği halde bu kullanımın ne şekilde sürdürüldüğü ayrıntılı biçimde açıklattırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle dava tarihinden en az 20-25 yıl öncesine ait (11985-1990 yıllarına) birbirine yakın zamanlarda çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya tamamlandıktan sonra jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi kuruluna yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları stereoskop aletiyle incelettirilerek, taşınmazın bu fotoğraflara göre sınırlarının ve niteliğinin belirlenmesi en geç 1990 tarihi itibarı ile temyiz konulu bölümlerin tamamen imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığının ve varsa taşınmaz üzerinde ekilemeyen alanların net bir biçimde tespiti istenilmeli; ayrıca mahallinde yazılı bölgeyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi aracılığı ile yeniden keşif yapılarak taşınmazın dava tarihinden 20 yıl önceki ve şimdiki niteliğinin, toprak yapısının, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin dava tarihine kadar ekonomik amacına uygun ve malik sıfatıyla zilyetlik altında bulundurulup bulundurulmadığının, zilyetlik ile edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesine çalışılmalı, çekişme konusu taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla hava fotoğraflarına aktarılmalı, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın ortasında kalan ve 3. kişi …’a ait olduğu anlaşılan 645 sayılı parselin kullanım durumu, taşınmaz üzerinde daha evvel köylünün kullanımı olduğu beyan edildiğinden bu kullanımın nasıl ve ne amaçla olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, çekişmeli taşınmaz hakkında çifte tapu oluşmasının önüne geçilmesi için fen bilirkişisi tarafından düzenlenen haritanın bir örneği eklenerek Tapu Müdürlüğünden bu yer hakkında başkaca dava açılıp açılmadığı tapu kaydı oluşmuş olup olmadığı sorulmalı, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.