YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6435
KARAR NO : 2013/7248
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. madde kapsamında 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sonucu, İnkaya Köyü çalışma alanında bulunan 826 parsel sayılı taşınmaz ile 827 ve 867 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan 607,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümü, haritasında yol olarak gösterilmiştir. Davacı …, fiili kullanıcı şerhi sahibi olduğu 826 parsel sayılı 270,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın devamı olan bölümünün paftasında “yol” olarak gösterildiğini ileri sürerek, bu bölümün, 826 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle Hazine adına tapuya tesciline ve beyanlar hanesinde kendi lehine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmaz bölümü hakkında tutanak düzenlenmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 26.10.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda mavi renk ile gösterilen 607,50 metrekare yüzölçümündeki bölümün, 826 parsel sayılı taşınmaza ilavesi ile 826 parselin 878,43 metrekare yüzölçümlü olarak tarla niteliği ile Hazine adına tesciline, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1960 yılından beri …’in kullanımında olduğu şerhinin tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, kullanım kadastrosu sırasında haritasında yol olarak gösterilmiştir. 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesinde bu madde gereğince, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle ilgili kadastro tespiti sırasında, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceği düzenlenmiş olup; 2/B maddesi kapsamında kalan yerlerin tapuya tescilini isteme hakkı ve yetkisi kişilere değil, mülkiyet hakkı sahibi bulunan Hazineye aittir. Öte yandan, dava konusu taşınmazın öncesi, 479 parsel ile bir bütün iken ifrazı neticesinde yol haline getirildiği dosya kapsamı ile sabittir. Dosya içinde bulunan 3091 sayılı Yasa uyarınca davacı tarafından alınan 10.4.2007 tarihli “men kararı” dahi fiili durumu tespit eder nitelikte olup; sözü edilen men kararından sonra da fiili durumun değişmediği, dosya içindeki CD’de yer alan fotoğraflardan da anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, paftasında yol olarak gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde, davacının fiili kullanımı bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın yol olarak kullanılmaya başlanmadan önce, davacının zilyetliğinin olması mevcut fiili durumu değiştirmeyecektir. Hal böyle olunca, davanın reddine karar vermek gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.