YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6447
KARAR NO : 2013/6619
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle;”davacının, adına tespit edilen 101 ada 358 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan ve 358 sayılı parselle birlikte kullandığı taşınmazının bir kısmının kadastro çalışmaları sırasında yol olarak bırakıldığını açıklayarak, bu bölümün 358 parsele ilavesi suretiyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istediği; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen bir yer olup, böyle bir yerin TMK’nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilebilmesi için Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre haritasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerektiği; taşınmazın bulunduğu İnegazi Köyünde kadastro çalışmalarının 12.6.2001 tarihinde yapılmış olup eldeki davanın 5.1.2009 tarihinde açılmış olmasına göre dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçmediği; bundan ayrı, tespit dışı bırakıldığı tarihe kadar kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği yönünde Dairenin istikrar kazanmış kararları mevcut ise de; somut olayda davanın, makul sayılabilecek süre içerisinde de açılmadığı; her ne kadar davacı tarafından, Bursa Kadastro Mahkemesinin 2001/290-2002/14 Esas ve Karar sayılı dava dosyasında eldeki dava konusu taşınmaz hakkında aynı gerekçelerle tescil isteğinde bulunulmuş ise de, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin mahkeme kararının 19.11.2002 tarihinde kesinleştiği; dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin henüz geçmediği; bu belirlemeler karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerektiği” belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; “davanın reddine” karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına bozmaya uyulmakla oluşan usulü müktesap hak ihlal edilemeyeceğine göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz karar harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 12.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.